Gayrimenkul Okulu

Gayrimenkul Okulu

TOKİ Taksitleri Belimizi Bükecek mi?

Gelişmelerden haberdar olmak için kayıt olun!

İçeriği Paylaşın

TOKİ Taksitleri Bütçenizi Zorlar mı? Gelir Tipinize Göre Detaylı Analiz

TOKİ projelerinden konut sahibi olmayı düşünenlerin aklındaki en önemli sorulardan biri, taksit ödemelerinin zamanla bütçelerini nasıl etkileyeceğidir. Bu yazıda, memur maaş artışları ve TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) verilerini karşılaştırarak TOKİ taksitlerinin farklı gelir grupları üzerindeki potansiyel etkilerini inceliyoruz.

Enflasyon ve Maaş Artışları Arasındaki Makas Açılıyor

Memur maaş artışları ile TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon oranları arasındaki ilişkiyi incelediğimizde, özellikle son yıllarda dikkat çekici bir değişim gözlemlenmektedir. Düşük enflasyon dönemlerinde memur maaşları ve enflasyon oranları birbirine paralel bir seyir izlerken, 2020 yılının başından itibaren bu iki veri arasındaki farkın açılmaya başladığı görülmektedir.

Maaş zamlarının yapıldığı dönemlerde gelirler enflasyonu yakalasa da, enflasyonun artmaya devam etmesiyle birlikte alım gücü yeniden gerilemeye başlamaktadır. Bu durum, sabit taksitli olmayan TOKİ ödemelerinin hane bütçesi üzerindeki etkisini anlamak için önemli bir temel oluşturmaktadır.

TOKİ Taksitleri Farklı Gelir Gruplarını Nasıl Etkiler?

TOKİ taksitleri, altı ayda bir memur maaş artış oranına göre güncellenmektedir. Bu durumun, farklı gelir modellerine sahip olan aileler için farklı sonuçlar doğurması beklenir. Temel sorun, taksitleriniz altı ayda bir artarken; mutfak, ulaşım, fatura gibi temel giderlerinizin enflasyona bağlı olarak her ay artmaya devam etmesidir.

1. Ücretli Çalışanlar

Özel sektörde çalışan ve genellikle yılda bir veya iki kez maaş zammı alan bireyler için durum daha zorlayıcı olabilir. Yıl başında aldıkları zam ile hem kendi gelirleri hem de TOKİ taksitleri aynı anda artar ve bir denge noktasından başlar. Ancak sonraki aylarda gelirleri sabit kalırken genel giderleri sürekli artar. Bu durum, bütçeyi giderek daha fazla zorlar.

Altıncı ayın sonunda TOKİ taksitine ikinci bir artış geldiğinde, eğer ücretli çalışan henüz kendi maaş zammını almamışsa, ödeme yükü daha da ağırlaşacaktır. Bu nedenle, özellikle yılda tek zam alan ücretli çalışanlar, bu modelde en çok zorlanabilecek gruptur.

2. Memurlar

Memurlar için durum biraz daha farklıdır. TOKİ taksitlerindeki artış doğrudan memur maaş zammı oranına endeksli olduğu için, taksit zammı ile maaş zammı aynı döneme denk gelir. Bu durum, ödeme dengesi açısından bir avantaj sağlar. Ancak memurlar da genel enflasyonist ortamdan etkilenir. Taksitler maaş artışına paralel artsa da, diğer tüm harcamaların sürekli artması, onların da alım gücünü ve bütçesini etkileyecektir.

3. Serbest Meslek Sahipleri ve Esnaflar

Gelirleri piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlayabilen serbest meslek sahipleri, danışmanlar veya esnaflar bu sistemde en avantajlı grup olarak öne çıkmaktadır. Gelirleri daha esnek olduğu için, artan enflasyon ve maliyetleri kendi hizmet veya ürün fiyatlarına daha hızlı yansıtabilirler. Taksit artışının yapıldığı ilk ay bir zorluk yaşasalar da, takip eden dönemlerde gelirlerini piyasa şartlarına göre ayarlayarak ödeme dengesini daha kolay koruyabilirler.

Konut Alımında Karşınızdaki Üç Seçenek

TOKİ ile konut alımını değerlendirirken, aslında temel olarak üç farklı senaryo ile karşı karşıyasınız:

  1. Sabit Faizli Banka Kredisi: Bu seçenekte, en başından ne kadar taksit ödeyeceğinizi bilirsiniz. Ancak günümüz koşullarında, aynı konut için bankadan kredi çektiğinizde başlangıç taksitleri TOKİ’ye kıyasla çok daha yüksek olacaktır. Bu durum, düşük ve orta gelirli aileler için erişilebilirliği azaltmaktadır.
  2. TOKİ’nin Artan Taksit Modeli: Bu modelde ödemeleriniz enflasyona (memur maaş artışına) paralel olarak artar. Bu durumu, her ay gelirinize oranla sabit bir bedel ödüyormuş gibi düşünebilirsiniz. Taksitlerin rakamsal değeri artsa da, bütçenizdeki “ağırlığı” büyük ölçüde aynı kalır.
  3. Konut Almamak: Üçüncü ve son seçenek ise mevcut koşullarda bir konut yatırımı yapmamaktır.

Sonuç olarak, TOKİ modeli, başlangıçta düşük taksitler sunarak konut sahibi olmayı kolaylaştıran, ancak ödeme yükünün zamanla bütçenizdeki ağırlığını koruyacak şekilde tasarlanmış bir finansman yöntemidir. Bu sistemi tercih etmeden önce kendi gelir modelinizi ve gelecekteki ekonomik koşulları dikkatlice değerlendirmeniz önemlidir.

İçeriği Paylaşın
Piyasa Raporları

TOKİ taksitleri sabit değildir; altı ayda bir memur maaş artış oranına göre güncellenir. Bu artışın temel amacı, enflasyonist ortamlarda ödemelerin reel değerini korumaktır. Sistem, taksitlerin bütçedeki 'ağırlığını' zaman içinde sabit tutmayı hedefler. Yani, taksitin rakamsal değeri artsa da, memur maaşına olan oranı büyük ölçüde aynı kalır. Bu durum, ödemelerin uzun vadede enflasyon karşısında erimesini önlerken, aynı zamanda başlangıçta daha düşük taksitlerle konut sahibi olma imkanı sunar. Ancak bu model, geliri aynı oranda ve aynı zamanda artmayan hane halkları için öngörülebilirlik açısından zorluklar yaratabilir. Bu dinamik yapı, TOKİ'yi sabit faizli banka kredilerinden ayıran en önemli özelliktir.

TOKİ'nin artan taksit modeli, en çok özel sektörde çalışan ve özellikle yılda sadece bir kez maaş zammı alan ücretli kesimi zorlayabilir. Bu grubun geliri yıl başında artarken, TOKİ taksiti de ilk zammını alır ve bir denge kurulur. Ancak takip eden aylarda gelirleri sabit kalırken, genel enflasyon nedeniyle yaşam maliyetleri artmaya devam eder. Altı ay sonra TOKİ taksitine ikinci zam geldiğinde, bu çalışanlar henüz yeni bir maaş artışı almamışsa bütçeleri ciddi şekilde sıkışır. Gelir artış periyodu ile taksit artış periyodu arasındaki bu uyumsuzluk, ödeme yükünü giderek ağırlaştırır ve bu grubu en riskli kategoriye sokar.

TOKİ'nin ödeme modeli, yapısal olarak en çok memurlar için uygundur. Taksit artışları doğrudan memur maaş zammı oranına endeksli olduğu ve aynı dönemde gerçekleştiği için, ödeme dengesi büyük ölçüde korunur. Maaş arttığı anda taksit de arttığı için, taksitin maaş içindeki payı nispeten sabit kalır. Bu durum, öngörülebilirlik açısından önemli bir avantaj sağlar. Ancak memurlar da genel enflasyondan etkilenir. Taksit ödemeleri maaşlarıyla uyumlu kalsa bile, mutfak, ulaşım ve fatura gibi diğer temel giderlerin sürekli artması, onların da genel alım gücünü ve bütçe esnekliğini zamanla azaltabilir.

TOKİ'nin artan taksitli modeline karşı temelde iki farklı senaryo bulunur. Birincisi, sabit faizli banka kredisidir. Bu seçenek, ödeyeceğiniz aylık tutarın vade sonuna kadar değişmemesi sayesinde tam bir finansal öngörülebilirlik sunar. Fakat mevcut piyasa koşullarında, banka kredilerinin başlangıç taksitleri TOKİ'ye kıyasla oldukça yüksektir, bu da erişimi zorlaştırır. İkinci ve son seçenek ise mevcut ekonomik şartlarda konut alımını ertelemektir. Dolayısıyla alıcılar; TOKİ'nin düşük başlangıçlı ancak artan taksitleri ile banka kredisinin yüksek başlangıçlı ancak sabit taksitleri arasında bir tercih yapmak durumundadır. Her iki seçeneği de kendi gelir yapısı ve risk toleransına göre değerlendirmelidir.

İlgili Videolar