Gayrimenkul Okulu

Gayrimenkul Okulu

Ticari Gayrimenkul Piyasası Ocak 2024 – Özet

Gelişmelerden haberdar olmak için kayıt olun!

İçeriği Paylaşın

Uzman Gözüyle Türkiye’de Ticari Gayrimenkul: Ofis, AVM ve Lojistik Analizi

Gayrimenkul Okulu olarak, sektörün 30 yıllık tecrübeli ismi Murat Ergen ile ticari gayrimenkul piyasasının güncel durumunu ve geleceğini masaya yatırdık. Ofis, perakende ve lojistik segmentlerini mercek altına aldığımız bu analizde, piyasanın nabzını tutarak yatırımcılar ve sektör profesyonelleri için önemli verileri bir araya getirdik.

Pandemi Sonrası Ofis Piyasasında Neler Değişti?

Salgın dönemi, çalışma alışkanlıklarımızı kökten değiştirerek ofis piyasası üzerinde kalıcı etkiler bıraktı. Teknolojinin de yardımıyla işlerin bir kısmını veya tamamını evden yürütebileceğimizi keşfetmemiz, ofis talebinde önemli bir dönüşüme yol açtı. Bu dönemde ofis kullanımında önce bir gerileme yaşansa da, piyasa zamanla eski seviyelerine yeniden yaklaştı.

Arz-Talep Dengesi ve İstanbul Piyasası

Türkiye’deki ofis piyasasının yaklaşık yarısını oluşturan İstanbul, bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Geçtiğimiz üç yıl içinde yeni ofis üretiminde yaşanan duraklama, arz ve talebin dengeli bir seyir izlemesine neden oldu. Bir dönem metrekare fiyatları 45 dolarlara kadar yükselen İstanbul ofis piyasası, sonrasında 20 dolarlara kadar gerilemişti. Günümüzde ise fiyatlar yeniden toparlanarak 30 dolarlar seviyesinde seyretmektedir.

İstanbul Finans Merkezi’nin Etkileri

Yakın gelecekte piyasayı etkilemesi beklenen en önemli gelişmelerden biri İstanbul Finans Merkezi (İFM). İFM’nin devreye girmesiyle piyasadaki boşluk oranının artması ve bölgedeki trafik, konut talebi gibi dengeleri değiştirmesi bekleniyor. Özellikle kamu kurumlarının kullanıcı olduğu Ankara ofis piyasasından farklı olarak, İFM’deki kiralamaların seyri piyasanın geleceği için belirleyici olacaktır.

Perakende Sektörünün Zorlu Sınavı: Alışveriş Merkezleri (AVM)

Salgın sonrası dönemde alışveriş merkezleri, hem yönetim hem de doluluk oranları açısından önemli bir sınav veriyor. Yakın zamanda Türkiye’nin en büyük AVM geliştirici ve yönetici firmalarından birinin konkordato sürecine girmesi, sektördeki zorlukları gözler önüne serdi.

E-Ticaretin Yükselişi ve AVM’lerin Geleceği

Bu sürecin en önemli tetikleyicisi, e-ticaretin AVM’lerle girdiği rekabet oldu. E-ticaret şirketlerinin dağıtım ve lojistik sorunlarını büyük ölçüde çözmesi, müşteri trafiğinin önemli bir kısmının dijital kanallara kaymasına neden oldu. Geçmişte yapılan makroekonomik ve sektörel hataların bedelinin ödendiği bu dönemde, AVM’lerin sürdürülebilirliği sorgulanmaktadır.

Türkiye, toplam perakende alanı içinde AVM’lerin bu denli baskın olduğu nadir ülkelerden biridir. AVM’lerin kendilerini birer “etkinlik alanına” dönüştürme çabası olsa da, temel gerçeklik finansal sürdürülebilirliktir. Bir alışveriş merkezi, ancak para kazandığı sürece kendini yenileyebilir ve ayakta kalabilir.

Yükselen Değer: Lojistik Gayrimenkulleri

E-ticaretin en önemli dinamiklerinden biri olan lojistik, gayrimenkul piyasasında da değerini artırmaya devam ediyor. Pandemi öncesinde dahi depo alanlarında bir daralma yaşanıyordu. Türkiye’deki lojistik arzı, genellikle ülkenin batısında dengesiz bir şekilde yoğunlaşmış durumdadır.

Tedarik Zinciri ve Artan Depolama İhtiyacı

Pandemi döneminde tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar, depolama ihtiyacını hiç olmadığı kadar artırdı. Hem hammadde ve yarı mamul gibi üretim girdilerinin hem de nihai ürünlerin stoklanması için daha fazla hacme ihtiyaç duyuldu. Artan tüketim ve üretim talepleri, depolama alanlarına olan ihtiyacı sürekli kılmaktadır.

Bu soruna yönelik en önemli çözüm, Türkiye’deki depolama ihtiyacının ülke geneline daha homojen bir şekilde dağıtılmasıdır. Bu yönde atılacak adımlar, sektörün geleceği için kritik öneme sahiptir.


Bu izlemiş olduğunuz videonun daha geniş versiyonunu ve tüm detayları “Katıl” üyesi olarak uzun uzadıya izleyebilirsiniz.

Ticari gayrimenkul piyasasına ilişkin analizlerimizi ve öngörülerimizi önümüzdeki aylarda da sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. Unutmadan hatırlatalım; A’dan Z’ye Konut Yatırımı kitabını igd.com.tr adresinden “igdtr” indirim koduyla %20 indirimli olarak satın alabilirsiniz.

İçeriği Paylaşın
Piyasa Raporları

Pandemi, çalışma alışkanlıklarını değiştirerek ofis piyasasında kalıcı etkiler yarattı. Başlangıçta evden çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla ofis talebinde bir düşüş yaşansa da, piyasa zamanla toparlanarak eski seviyelerine yaklaştı. Türkiye ofis piyasasının yarısını oluşturan İstanbul'da son üç yılda yeni ofis arzının durması, arz ve talebin dengelenmesini sağladı. Geçmişte metrekare fiyatlarının 45 dolara kadar çıktığı, sonrasında ise 20 dolara gerilediği İstanbul piyasasında, günümüzde fiyatlar yeniden 30 dolar seviyelerine yükselmiştir. Bu dengeli seyir, piyasanın yeni normale adapte olduğunu göstermektedir. Yakın gelecekte İstanbul Finans Merkezi gibi büyük projelerin devreye girmesi, mevcut boşluk oranlarını ve kira dengelerini yeniden şekillendirecektir.

İstanbul Finans Merkezi (İFM), yakın gelecekte ofis piyasasını en çok etkilemesi beklenen projedir. İFM'nin tam olarak faaliyete geçmesiyle birlikte, İstanbul'daki toplam ofis arzı önemli ölçüde artacak ve bu durumun mevcut boşluk oranını yükseltmesi beklenmektedir. Kamu kurumlarının ağırlıklı olduğu Ankara piyasasından farklı olarak İFM, özel sektör kiralamaları için kritik bir merkez olacaktır. Buradaki kiralama performansı, piyasanın gelecekteki yönü hakkında önemli ipuçları verecektir. Ayrıca, projenin bölgedeki trafik yoğunluğu, konut talebi ve sosyal altyapı gibi yan dengeleri de değiştirmesi öngörülmektedir. Yatırımcılar ve sektör profesyonelleri, İFM'deki gelişmeleri yakından takip etmelidir.

Alışveriş merkezleri (AVM'ler), pandemi sonrası dönemde ciddi bir sınavdan geçmektedir. Bu zorluğun temel nedeni, e-ticaretin yükselişiyle girilen rekabettir. E-ticaret platformlarının lojistik ve dağıtım ağlarını güçlendirerek müşteri deneyimini iyileştirmesi, fiziksel mağazalara olan trafiği azaltmıştır. Türkiye'nin perakende alanında AVM'lere olan yüksek bağımlılığı, bu dönüşümü daha sancılı hale getirmektedir. AVM'ler kendilerini yeme-içme ve eğlence odaklı "etkinlik alanlarına" dönüştürmeye çalışsa da, asıl mesele finansal sürdürülebilirliktir. Bir AVM'nin ayakta kalması, kendini yenilemesi ve rekabet gücünü koruması, ancak kârlılığını sürdürebildiği ölçüde mümkündür. Sektör, geçmişteki hataların sonuçlarıyla yüzleşmektedir.

Lojistik gayrimenkulleri, özellikle e-ticaretin büyümesiyle birlikte piyasanın yükselen değeri haline gelmiştir. Pandemi öncesinde dahi sınırlı olan depo arzı, salgınla birlikte daha da kritik bir hale geldi. Tedarik zincirinde yaşanan küresel aksaklıklar, şirketleri daha fazla stok tutmaya yöneltti. Bu durum hem hammadde ve yarı mamul gibi üretim girdilerinin hem de nihai ürünlerin depolanması için daha büyük hacimli alanlara olan ihtiyacı artırdı. Türkiye'deki mevcut lojistik arzının genellikle ülkenin batısında dengesiz bir şekilde yoğunlaşması, önemli bir sorundur. Sektörün gelecekteki sağlığı için en kritik çözüm, depolama alanlarının ülke geneline daha homojen ve planlı bir şekilde dağıtılmasıdır.

İlgili Videolar