
Gayrimenkul piyasasında şeffaflığı artırmak için devreye alınan Elektronik İlan Denetleme Sistemi (EİDS), sahte ilanları azaltarak olumlu bir etki yarattı. Ancak sistem, emlak profesyonelleri için yeni zorluklar getirdi. Özellikle tüzel kişiliklere ait mülklerin kaydı, e-Devlet üzerinden verilen yetkiye yönelik güvenlik endişeleri ve intikali yapılmamış mülkler önemli sorunlar olarak öne çıkıyor. Ayrıca, sosyal medya platformlarındaki ilanların sisteme entegre olamaması ciddi bir pazarlama engeli yaratıyor. Sektör, kalıcı çözüm için tek yetkililik, eğitim ve kapsamlı bir Emlakçılık Yasası talep ediyor.
Gayrimenkul piyasasında şeffaflığı artırmak ve manipülatif ilanların önüne geçmek amacıyla hayata geçirilen Elektronik İlan Denetleme Sistemi (EİDS), hem emlak profesyonelleri hem de bireysel kullanıcılar için yeni bir dönemi başlattı. Emlak Danışmanı Ulvi Özcan ile yapılan söyleşide, sistemin mevcut durumu, getirdiği çözümler ve karşılaşılan zorluklar masaya yatırıldı. Bu yazıda, EİDS’in sektöre etkilerini ve geleceğe yönelik beklentileri detaylı bir şekilde ele alıyoruz.
1 Ocak 2025 itibarıyla kiralık mülkler için de zorunlu hale gelecek olan EİDS, ilan doğrulama sürecinde önemli bir rol oynuyor. Ancak uygulamanın ilk aşamalarında bazı sorunlar dikkat çekiyor. Profesyonellerin karşılaştığı üç temel güçlük şunlardır:
Günümüzde Instagram ve Facebook gibi sosyal medya platformları, gayrimenkul pazarlamasında aktif olarak kullanılıyor. Ancak EİDS düzenlemeleri, bu mecralarda ciddi kısıtlamalara ve mağduriyetlere yol açıyor. Yetki belgesi alınmış bir mülkün sosyal medyada tanıtımının yapılamaması, sektörde haksız rekabete neden oluyor ve dijital pazarlamanın dinamiklerine aykırı bir durum yaratıyor. Bu küresel platformların Türkiye’deki yerel düzenlemelere anında entegre olmasının zorluğu, sorunun çözümünü karmaşıklaştırıyor.
Sosyal medya sorununa yönelik olarak şikâyet mekanizmalarının geliştirilmesi, haksız ilan verenlerin ihbar edilebilmesi ve bakanlığın re’sen denetimlerle caydırıcı cezalar uygulaması öneriliyor. Ayrıca, mülk sahiplerini ve danışmanları bilinçlendirmek amacıyla eğitimler düzenlenmesi ve STK’lar aracılığıyla bilgilendirmeler yapılması gerektiği vurgulanıyor.
EİDS uygulamasının başlamasıyla birlikte, özellikle manipülatif ve mükerrer ilanların sistemden ayıklanması sonucu ilan sayılarında belirgin bir düşüş gözlemlenmiştir. Bu durum, piyasanın daha sağlıklı bir yapıya kavuşması adına olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak sistemin bazı kanayan yaraları hala devam etmektedir. Örneğin, bir mülk için birden fazla danışmana yetki verilebilmesi, kafa karışıklığına yol açmaktadır.
Sektör temsilcileri, piyasanın tam anlamıyla düzenlenmesi için şu adımların atılması gerektiğini düşünüyor:
Sonuç olarak EİDS, gayrimenkul sektöründe şeffaflık adına atılmış önemli bir adım olsa da, uygulamadaki eksikliklerin giderilmesi ve sektörün yapısal sorunlarına kalıcı çözümler getirilmesi gerekmektedir. Doğru düzenlemelerle sistem, hem tüketicinin hem de işini düzgün yapan profesyonellerin haklarını koruyan bir yapıya kavuşacaktır.



