
Ofis yatırımları, konutlara kıyasla daha yüksek getiri potansiyeli sunar. Özellikle İstanbul Levent gibi merkezi lokasyonlardaki A plus ofisler, yıllık %6-7 brüt getiri ile 14-17 yılda kendini amorti edebilir. Bu yatırım türünün başarısında anahtar faktör, düzenli ödeme ve uzun süreli kontrat avantajları sunan kurumsal kiracılardır. Kurumsal kiracılar; lokasyon, prestij ve modern altyapı gibi yüksek standartlar arar. Alternatif olarak, operasyonel yük olmadan gayrimenkule yatırım yapmak isteyenler için Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF) akılcı bir çözüm sunar.
Gayrimenkul yatırımları arasında karar verirken, farklı varlık türlerini doğru metriklerle karşılaştırmak esastır. Konut yatırımı sıkça tercih edilse de, ofis yatırımları ve özellikle kurumsal kiracılı mülkler, sundukları getiri potansiyeli ile dikkat çekmektedir. Bir yatırımın değerini anlamak için, o mülke ne kadar yatırım yapıldığı ve karşılığında ne kadar düzenli gelir elde edildiği analiz edilmelidir. Bu analiz, mülkün satış fiyatının aylık veya yıllık kira gelirine bölünmesiyle elde edilen amortisman süresi üzerinden yapılır.
Bir gayrimenkulün yatırım getirisini hesaplamanın en pratik yollarından biri, birim metrekare satış fiyatını, birim metrekare kira bedeline bölmektir. Bu işlem, mülkün kendini kaç yılda geri ödediğini, yani amortisman süresini ortaya koyar. Yıllık brüt getiriyi bulmak için ise 100’ü amortisman yılına bölmek yeterlidir. Bu oran, yatırımınızı diğer finansal araçlarla karşılaştırmanıza olanak tanır.
Örnek olarak İstanbul’un Levent bölgesindeki A plus ofis piyasasını ele alalım. Yapılan incelemelerde, bu bölgedeki nitelikli ofislerin metrekare satış fiyatlarının 5.500 ile 6.500 dolar arasında değiştiği görülmektedir. Aynı mülklerin metrekare kira bedelleri ise 35 ile 39 dolar bandındadır. Bu verilerle yapılan hesaplamada, en iyi senaryoda yatırımın 14 yılda, en zayıf senaryoda ise 17 yılda kendini amorti ettiği sonucuna ulaşılır. Bu da yıllık brüt %6 ila %7 arasında bir getiri oranına işaret etmektedir. Bu oranın brüt olduğu, vergiler ve bakım masrafları düşüldükten sonra net getirinin hesaplanması gerektiği unutulmamalıdır.
Gayrimenkul piyasasında risk arttıkça, potansiyel getiri oranı da yükselir. Ofis yatırımları %6-7 bandında getiri sunarken, daha yüksek riskler barındırabilen dükkan yatırımlarında bu oran %10’lara çıkabilir. En düşük risk grubunda yer alan konutlarda ise getiri oranları %3-4 seviyelerindedir. Arsa ve tarla gibi yatırımlarda ise bu oranlar daha da düşmektedir. Levent gibi altyapısı oturmuş, her zaman talep gören bölgelerde kiracı bulma riski daha düşük olduğundan, getiri oranları daha istikrarlıdır.
Ofis yatırımında en önemli faktörlerden biri kiracı profilidir. Kurumsal kiracılar, mülk sahipleri için önemli avantajlar sunar:
Ancak kurumsal kiracıların beklentileri de bireysel kiracılara göre daha yüksektir. Deprem yönetmeliğine uygunluk, yeşil bina sertifikası, teknolojik altyapı ve yüksek prestij gibi standartlar ararlar. Bu nedenle, kurumsal kiracı hedefleyen bir yatırımcının mülkünün bu nitelikleri taşıması gerekir.
Kurumsal kiracıları cezbedecek bir mülkün bazı temel özelliklere sahip olması gerekir:
Doğrudan bir mülk satın almak yerine, gayrimenkul yatırım fonları (GYF) aracılığıyla da ticari mülklere yatırım yapmak mümkündür. GYF’ler, birçok yatırımcının birikimini bir havuzda toplayarak profesyonel yöneticiler tarafından yönetilen büyük ölçekli gayrimenkul projelerine yatırım yapar. Bu yöntem, kiracı bulma, mülk yönetimi ve vergi takibi gibi operasyonel süreçlerle uğraşmak istemeyen yatırımcılar için büyük bir kolaylık sağlar. Getiriler, doğrudan mülk sahipliği kadar yüksek olmasa da, daha az risk ve daha az eforla gayrimenkul piyasasının kazançlarından pay alma imkanı sunar.



