Gayrimenkul Okulu

Gayrimenkul Okulu

Mevduat Faizi mi Yoksa Konut mu?

Gelişmelerden haberdar olmak için kayıt olun!

İçeriği Paylaşın

Mevduatta Kalmak mı, Konut Almak mı? Güncel Piyasa Değerlendirmesi

Yüksek mevduat faiz oranları, birçok yatırımcının birikimlerini belirli bir süre için mevduatta değerlendirmeyi düşünmesine neden oluyor. Günümüzde bankalar, vadeli mevduat hesapları için %45 ile %55 arasında değişen faiz oranları sunabilmektedir. Bu durum, birikim sahiplerini konut yatırımı ile mevduat getirisi arasında bir karar verme noktasına getirmiştir.

Mevduat Faizleri ve Konut Fiyatları Karşılaştırması

Bir yanda %45 ile %55 arasında seyreden mevduat faizleri bulunurken, diğer yanda konut piyasasının verileri yer almaktadır. Türkiye genelinde yıllık konut fiyat artışı nominal olarak %58 seviyesindedir. Aylık bazda ise bu artış %4.3 olarak gerçekleşmektedir. Ancak, reel olarak bakıldığında konut fiyatlarında yıllık bazda %5’lik bir gerileme devam etmektedir.

Nominal konut fiyat artış oranı ile mevduat faiz oranlarının birbirine oldukça yakın olması, “Paramı mevduatta mı yoksa konutta mı değerlendirmeliyim?” sorusunu gündeme getirmektedir. Bu iki oranın yakınlığı, yatırımcılar için kararı daha karmaşık hale getirmektedir.

Konut Piyasasındaki Güncel Durum

Konut piyasasında satıcıların konutlarını satma süreleri belirgin bir şekilde uzamıştır. Ortalama bir konutun satış süresi normalde 45-50 gün olarak kabul edilirken, bu süre günümüzde ortalama 68-70 güne çıkmış durumdadır. Satış sürelerindeki bu artış, bazı mülk sahiplerini finansal olarak zorlamaktadır. Nakit ihtiyacı, ticari faaliyetler için sermaye gereksinimi veya bankaların ticari kredilerde yarattığı sıkışma gibi nedenlerle mülk sahipleri, mülklerini daha hızlı nakde çevirme ihtiyacı duymaktadır.

Bu durum, satıcıları fiyatlarda iskonto yapmaya, yani indirim uygulamaya yöneltmektedir. Dolayısıyla, nakit birikimi olan alıcılar için pazarlık gücü artmakta ve uygun fiyatlı gayrimenkul bulma fırsatları doğmaktadır.

Kısa Vadeli Bir Strateji Olarak Mevduat

Belirli bir bölgede gayrimenkul arayışındaysanız ancak henüz istediğiniz gibi bir mülk bulamadıysanız, birikiminizi kısa bir süreliğine mevduatta değerlendirmek mantıklı bir strateji olabilir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken en önemli risklerden biri, potansiyel bir kur şokudur. Türk lirasında kalarak mevduat faizinden yararlanmak, olası bir döviz kuru artışı durumunda alım gücünüzü olumsuz etkileyebilir. Bu konudaki belirsizlikleri değerlendirmek için ekonomistlerin görüşlerine başvurmak faydalı olacaktır.

Önerilebilecek bir yaklaşım şudur:

  • Birikiminizi kısa vadeli bir mevduat hesabında değerlendirerek Türk lirası bazında değerini koruyabilirsiniz.
  • Bu süre zarfında aktif olarak konut arayışınıza devam edebilirsiniz.
  • Aradığınız ve pazarlıkla uygun fiyata alabileceğiniz bir konut bulduğunuzda, mevduatınızı bozarak alım işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

Bu yöntem, hem paranızın boşta kalmasını engeller hem de pazarlık gücü yüksek bir alıcı olarak piyasadaki fırsatları değerlendirmenize olanak tanır.

Ancak, birikiminizi bir yıl gibi uzun bir süreyle mevduat faizine bağlayıp konut fiyatlarının daha az artacağını varsaymak doğru bir yaklaşım olmayabilir. Kısa vadeli mevduat, alım fırsatı beklerken birikimleri korumak için bir araç olarak düşünülebilir, ancak uzun vadeli bir yatırım stratejisi olarak görülmemelidir.

Bu içerik bir yatırım tavsiyesi değildir. Finansal kararlarınızı verirken profesyonel danışmanlık almanız önemlidir.

İçeriği Paylaşın
Piyasa Raporları

Güncel piyasada, %45 ile %55 arasında değişen yüksek mevduat faiz oranları ile %58 seviyesindeki nominal konut fiyat artışı birbirine oldukça yakın seyretmektedir. Bu durum, yatırımcıları hangi enstrümanın daha karlı olduğu konusunda kararsız bırakmaktadır. Ancak, konut fiyatları reel olarak incelendiğinde yıllık bazda %5'lik bir gerileme göstermektedir. Bu veri, nominal artışın enflasyonun gerisinde kaldığına işaret eder. Yatırımcılar için karar, kısa vadeli garantili bir getiri sunan mevduat ile uzun vadede değer kazanma potansiyeli taşıyan ancak piyasa dinamiklerine daha duyarlı olan konut arasında bir tercih yapmayı gerektirir. Her iki yatırım aracının da kendi risk ve avantajları bulunmaktadır.

Evet, güncel konut piyasası koşulları nakit birikimi olan alıcılar için önemli fırsatlar sunmaktadır. Konut satış sürelerinin ortalama 45-50 günden 68-70 güne kadar uzaması, satıcılar üzerinde baskı yaratmaktadır. Nakit ihtiyacı, ticari sermaye gereksinimi veya krediye erişimdeki zorluklar gibi nedenlerle mülk sahipleri, konutlarını daha hızlı satabilmek için fiyatlarda iskonto yapmaya, yani pazarlığa daha açık hale gelmektedir. Bu durum, pazarlık gücünü alıcıların lehine çevirir. Dolayısıyla, piyasayı yakından takip eden ve nakit alım yapabilecek potansiyel alıcılar, normal piyasa koşullarına göre daha uygun fiyatlarla mülk sahibi olma şansı yakalayabilirler.

Belirli bir bölgede konut arayışındaysanız ancak henüz istediğiniz gibi bir mülk bulamadıysanız, birikiminizi kısa süreliğine mevduatta değerlendirmek akıllıca bir stratejidir. Bu yöntem, paranızın boşta kalarak değer kaybetmesini engellerken, size doğru konutu bulmak için zaman kazandırır. Mevduat getirisi, bu bekleme sürecinde birikiminizin Türk lirası bazında korunmasına yardımcı olur. Aradığınız ve pazarlıkla uygun fiyata alabileceğinize inandığınız bir konut bulduğunuz anda, mevduatınızı sonlandırarak alım yapabilirsiniz. Bu strateji, sizi pazarlık gücü yüksek, nakit sahibi bir alıcı konumuna getirerek piyasadaki fırsatları en iyi şekilde değerlendirmenize olanak tanır. Ancak olası bir kur şoku riskini de göz önünde bulundurmak gerekir.

Uzun vadeli bir yatırım planı yaparken mevduat ve konut farklı dinamiklere sahiptir. Blog yazısındaki yaklaşım, mevduatı uzun vadeli bir yatırım aracı olarak görmekten ziyade, doğru konut alım fırsatını beklerken birikimleri korumak için geçici bir araç olarak konumlandırır. Birikiminizi bir yıl gibi uzun bir süreyle mevduata bağlayıp konut fiyatlarının artmayacağını varsaymak riskli olabilir. Konut, genellikle uzun vadede enflasyona karşı koruma sağlayan ve değer artışı potansiyeli sunan bir yatırım olarak kabul edilir. Dolayısıyla, kısa vadeli mevduat stratejisi, nihai hedefi konut almak olan yatırımcılar için bir köprü görevi görmelidir; uzun vadeli bir alternatif olarak düşünülmemelidir.

İlgili Videolar