Gayrimenkul Okulu

Gayrimenkul Okulu

Makine Öğrenmesi ile Konut Değerleme – Akademi Serisi #S05E01

Gelişmelerden haberdar olmak için kayıt olun!

İçeriği Paylaşın

Akademik Perspektiften Gayrimenkul: Makine Öğrenmesi ile Konut Fiyatı Tahmini

Gayrimenkul Okulu olarak, akademi ile gayrimenkul piyasasını buluşturduğumuz yeni bir seriye başlıyoruz. Bu seride, akademik dünyada hazırlanan bilimsel makalelerin Türkiye’deki uygulamalarını ve piyasa için ne anlama geldiğini ele alacağız. Serimizin ilk bölümünde, Profesör Doktor Ali Hepcan’ın da ortak yazarı olduğu “Makine Öğrenmesiyle Konut Fiyatlarının Tahmini” başlıklı makaleyi inceliyoruz. Bu yayınımızda hem konut piyasasının güncel dinamiklerini hem de akademik çalışmaların sektöre nasıl ışık tuttuğunu konuşacağız.

Akademik Çalışmaların Sektör İçin Önemi

Akademik yayınlar; sanayi, özel sektör ve politika yapıcılar için yol gösterici bir kılavuz niteliği taşır. Bu çalışmalar, mevcut veri setlerinin nasıl doğru kullanılabileceğini ortaya koyarak karar vericilere önemli bir destek sunar. Türkiye’de akademik çalışmaların ne kadar değerlendirildiği bir tartışma konusu olsa da, bu yayınların temel amacı, bilimsel yöntemlerle sektöre yön vermektir.

Fiyat Tahminlemesine Neden İhtiyaç Duyuluyor?

Konut fiyatlarının ve geleceğe yönelik tahminlerin önemi, özellikle 2008 küresel finans krizi sonrasında daha net anlaşıldı. O döneme kadar bir ekonomik girdi olarak kabul edilen konut fiyatları, krizin ardından finansal istikrar için bir öncü gösterge olarak değerlendirilmeye başlandı. Bank of International Settlements (BIS) ve OECD gibi kurumlar, ülkelerin kendi konut fiyat endekslerine sahip olmalarının gerekliliğini vurguladı.

Bu süreç, Türkiye’de de Merkez Bankası’nın değerleme raporlarına dayalı konut fiyat endeksini oluşturmasını sağladı. Ancak bu endeksler, geçmiş ve anlık verileri yansıtırken, piyasaların dinamik yapısı geleceğe yönelik öngörülerde bulunmayı zorunlu kılıyor. İşte bu noktada istatistik bilimindeki gelişmeler ve makine öğrenmesi gibi teknolojiler devreye giriyor.

Makine Öğrenmesi Gayrimenkul Piyasasında Nasıl Kullanılıyor?

Makine öğrenmesi, büyük veri setlerini kullanarak fiyat tahmin süreçlerini daha isabetli hale getirmeyi amaçlayan bir yöntemdir. Sistem, bir konutu tanımlayan çok sayıda değişkeni (nicel özellikler) analiz eder. Örneğin:

  • Büyüklük (metrekare)
  • Oda sayısı
  • Bulunduğu kat
  • Otopark ve asansör varlığı
  • Toplu taşımaya yakınlık

Model, bu 15 gibi çok sayıda değişken ile konutun değeri arasındaki ilişkiyi geçmiş verilerden öğrenir. Bu öğrenme sürecinin ardından, yeni verilerle geleceğe yönelik fiyat tahminleri veya belirli bir konut için değer olasılıkları üretebilir. Bu yöntemin başarısı, eldeki verinin kalitesine ve geçmişi ne kadar kapsadığına bağlıdır.

Türkiye’de Konut Fiyatı Tahmini: Bir Makale İncelemesi

Prof. Dr. Ali Hepcan ve ekibinin 2020 yılında yayımladığı makale, bu alanda Türkiye’de yapılmış önemli çalışmalardan biridir. Çalışmanın detayları şöyledir:

  • Veri Dönemi: 2015-2019 yıllarını kapsayan veriler kullanılmıştır.
  • Veri Kaynağı: Bir ilan portalından (Zingat) temin edilen temizlenmiş ve doğrulanmış verilerle çalışılmıştır.
  • Değişkenler: Her bir konut için değeri etkileyebilecek 15 farklı nitel ve nicel değişken ele alınmıştır.
  • Amaç: Farklı makine öğrenmesi algoritmaları kullanılarak hem satılık hem de kiralık konut fiyatlarını tahmin etmek ve modellerin tutarlılığını ölçmektir.

İlan Verisi mi, Gerçekleşen Satış Verisi mi?

Modelin doğruluğu için kullanılan verinin niteliği kritik öneme sahiptir. İdeal olan, tapuda gerçekleşen gerçek ve anlık satış verilerini kullanmaktır. Ancak Türkiye’de bu verilere erişim kısıtlıdır ve tapudaki beyanların her zaman gerçek değeri yansıtmadığına dair genel bir kanı mevcuttur. Bu nedenle çalışmada, temizlenmiş ilan verileri üzerinden bir modelleme yapılmıştır. Bu durum, akademisyenler için veri temizleme sürecini oldukça zahmetli hale getiren önemli bir zorluktur.

Türkiye’deki En Büyük Zorluk: Veri Eksikliği

Gayrimenkul sektöründeki en temel sorunlardan biri, güvenilir, erişilebilir ve standart bir veri setinin bulunmamasıdır. Merkez Bankası endeksleri değerli olsa da, değeri etkileyen alt kırılımları ve detaylı özellikleri sunmaktan uzaktır. İlan sitelerinin elindeki veriler ise kamusal kullanıma açık değildir. Bu durum, hem akademik çalışmaların kapsamını daraltmakta hem de karar vericilerin sağlıklı analizler yapmasını zorlaştırmaktadır. Gelişmiş ülkelerde anlık tapu verilerine erişim mümkünken, Türkiye’de bu eksiklik yıllardır devam eden bir sorundur.

Makine Öğrenmesi Modellerinin Potansiyel Kullanım Alanları

Doğru ve sürekli beslenen bir veri seti ile geliştirilecek makine öğrenmesi modelleri, birçok alanda fayda sağlayabilir:

  1. Ekonomik Öngörüler: Gayrimenkul fiyatlarındaki değişimler, potansiyel finansal krizler için bir erken uyarı sistemi olarak kullanılabilir.
  2. Finans Sektörü: Bankalar, kredi teminatı olarak alınan gayrimenkullerin değerini ve gelecekteki risklerini daha doğru öngörebilir.
  3. Karar Destek Mekanizması: Bireysel yatırımcılar ve hane halkı, alım-satım kararlarını daha bilinçli bir şekilde verebilir.
  4. Değerleme Sektörü: Otomatik değerleme modelleri (AVM), değerleme süreçlerini hızlandırarak sektöre verimlilik katabilir.

Sonuç olarak, makine öğrenmesi gayrimenkul piyasasının geleceğini anlamak için güçlü bir araç sunmaktadır. Ancak bu potansiyelin tam olarak kullanılabilmesi, Türkiye’de kamusal nitelikte, şeffaf ve erişilebilir bir gayrimenkul veri altyapısının oluşturulmasına bağlıdır.

İçeriği Paylaşın
Piyasa Raporları

Makine öğrenmesi, gayrimenkul fiyatlarını tahmin etmek için büyük veri setlerini kullanan gelişmiş bir yöntemdir. Bu sistem, bir konutun değerini etkileyen çok sayıda özelliği (metrekare, oda sayısı, konum, kat, otopark varlığı gibi) analiz eder. Geçmişe dönük binlerce konut verisini inceleyerek bu özellikler ile fiyat arasındaki karmaşık ilişkileri öğrenir. Bu öğrenme süreci tamamlandıktan sonra, model yeni bir konutun özelliklerini girdi olarak alıp onun en olası satış veya kira fiyatını yüksek bir isabet oranıyla tahmin edebilir. Bu sayede, hem bireysel yatırımcılar hem de kurumsal karar vericiler için geleceğe yönelik daha tutarlı ve veriye dayalı öngörüler oluşturulur. Modelin başarısı, kullanılan verinin kalitesine ve kapsamlılığına doğrudan bağlıdır.

Konut fiyatlarının tahminlenmesi, özellikle 2008 küresel finans krizinden sonra finansal istikrar için kritik bir öneme sahip olmuştur. Krizin ardından konut fiyatları, ekonomik bir girdi olmanın ötesinde, olası krizler için bir "öncü gösterge" olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Bank of International Settlements (BIS) gibi uluslararası kurumlar, bu nedenle ülkelerin kendi konut fiyat endekslerini oluşturmasını teşvik etmiştir. Merkez Bankası tarafından yayımlanan endeksler geçmişi ve anlık durumu gösterse de, piyasanın dinamik yapısı geleceğe yönelik öngörüleri zorunlu kılar. Fiyat tahminlemesi, politika yapıcıların, bankaların ve yatırımcıların riskleri daha iyi yönetmelerini, ekonomik dalgalanmalara karşı hazırlıklı olmalarını ve daha sağlıklı kararlar almalarını sağlayan bir araç görevi görür.

Türkiye'de konut fiyatı tahminlemesi üzerine yapılan çalışmalardaki en temel zorluk, güvenilir, standart ve kamusal erişime açık bir veri setinin bulunmamasıdır. İdeal olan, tapuda gerçekleşen anlık ve gerçek satış verilerini kullanmaktır. Ancak Türkiye'de bu verilere erişim oldukça kısıtlıdır ve tapuda beyan edilen rakamların her zaman gerçek piyasa değerini yansıtmadığı düşünülmektedir. Bu durum, akademisyenleri ve analistleri, doğruluğu ve temizliği için ciddi bir emek gerektiren ilan portalı verilerine yöneltmektedir. Gelişmiş ülkelerde anlık tapu verilerine erişim mümkünken, Türkiye’deki bu veri eksikliği, hem makine öğrenmesi modellerinin geliştirilmesini zorlaştırmakta hem de sektördeki karar alıcıların sağlıklı analizler yapmasını engellemektedir.

Doğru ve sürekli güncellenen verilerle desteklenen makine öğrenmesi modelleri, gayrimenkul sektöründe geniş bir kullanım potansiyeline sahiptir. Öncelikle, finansal krizler için bir erken uyarı sistemi olarak ekonomik öngörülerde kullanılabilir. Bankacılık sektöründe, kredi teminatı olan gayrimenkullerin değerlemesi ve risk analizinde daha isabetli sonuçlar sunar. Bireysel yatırımcılar ve hane halkı için alım-satım kararlarını destekleyen bilinçli bir mekanizma oluşturur. Son olarak, otomatik değerleme modelleri (AVM) aracılığıyla gayrimenkul değerleme süreçlerini hızlandırarak sektöre verimlilik kazandırır. Bu modeller, piyasa analizinden bireysel yatırım kararlarına kadar birçok alanda veriye dayalı ve rasyonel bir zemin sunarak sektörün gelişimine katkı sağlayabilir.

İlgili Videolar