Gayrimenkul Okulu

Gayrimenkul Okulu

Korona Virüsü ve Konut Satış Fiyatları #salgın-3

Gelişmelerden haberdar olmak için kayıt olun!

İçeriği Paylaşın

Koronavirüs Sonrası Konut Piyasası: Fiyatlar ve Satışlar Nasıl Şekillenecek?

Küresel çapta etkisini gösteren salgın süreci sona erdiğinde ve normal hayatlarımıza döndüğümüzde, konut yatırımı yapmayı düşünenlerin gündeminde yine piyasanın durumu olacaktır. Bu süreçte konut piyasasının nasıl bir seyir izleyeceği, kredi oranları ve ekonomik dengeler üzerine bir projeksiyon çizmekte fayda var.

Konut Kredisi Peşinat Oranlarında Değişiklik

Konut yatırımı, özellikle hayatında belki de bir kez ev sahibi olacak bireyler için ciddi bir birikim ve tasarruf gerektiren zorlu bir süreçtir. Eğer tamamı peşin bir alım yapılmıyorsa, konut kredisi kullanımı gündeme gelmektedir.

Bilindiği üzere, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) düzenlemeleri gereği, ekspertiz değerinin %20’sinin peşinat olarak ödenmesi gerekmekteydi. Ayrıca tapu harçları ve diğer masraflar da eklendiğinde, alıcının cebinden çıkan nakit miktarı artmaktaydı. Ancak son açıklanan ekonomik paket ile peşinat oranı %20’den %10’a düşürülmüştür. Bu durum, tüketicilerin %80 yerine %90 oranında kredi kullanabilmesine olanak tanımaktadır. Bu düzenleme, daha az peşinat biriktirmiş alıcılar için bir fırsat olarak görülebilir.

Ödeme Gücü ve Gelir İstikrarı

Daha düşük peşinatla kredi çekebilmek avantajlı görünse de, konut kredisi süreci sadece evin alınmasıyla bitmemektedir. 5, 7 veya 10 yıl gibi uzun vadelerle borçlanmak, düzenli bir ödeme disiplini gerektirir.

İçinde bulunduğumuz dönemde iş yerlerinin kapanması, ticari gelirlerin azalması veya maaş ödemelerindeki aksamalar, gelecekteki ödeme gücünü riske atabilir. Bu nedenle yatırım kararı alırken şunlara dikkat edilmelidir:

  • Yatırım kararını verirken sadece bugünü değil, kredi vadesi boyunca oluşabilecek durumları göz önünde bulundurun.
  • Gelir akışınızın ve hayat düzeninizin istikrara kavuşmasını beklemek, daha sağlıklı bir yatırım yapmanızı sağlayacaktır.

Piyasa Hareketi ve Faiz Oranları

Peşinat oranlarının düşürülmesi teorik olarak talebi artırıcı bir unsur olsa da, “Evde Kal” çağrılarının yapıldığı ve fiziki hareketliliğin kısıtlandığı bir dönemde konut piyasasında ani bir canlanma beklenmemelidir. Mevcut koşullarda konut seçimi yapmak ve işlemleri tamamlamak zordur.

Konut kredisi faiz oranlarına bakıldığında, oranların şu an için %0.99 seviyelerinde, yani psikolojik sınırın altında olduğu görülmektedir. Ancak bankaların şu dönemdeki kredi verme iştahı, azalan şube personeli ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle düşük olabilir.

Ekonomik Görünüm ve Enflasyon Etkisi

Dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeler, konut piyasasını doğrudan etkileyecektir. Ekonomistlerin öngörüsüne göre, piyasalara likidite sağlanması (para basılması), küresel ve yerel ölçekte enflasyonist bir baskı oluşturabilir.

Enflasyonun yükselmesi durumunda şu senaryolarla karşılaşılabilir:

  • Enflasyonla mücadele kapsamında faiz oranları artış gösterebilir.
  • Konut kredisi faizlerinin yükselmesi, konut edinimini zorlaştırabilir.
  • Psikolojik eşiklerin aşılması, alım kararlarını erteletebilir.

Konut Arzı ve İnşaat Sektörünün Durumu

Uzun süredir devam eden ekonomik daralma nedeniyle yeni konut üretimi durma noktasına gelmiştir. Yeni yapı ruhsatı taleplerinin azalması ve yeni projelere başlanmaması, piyasada “sıfır konut” arzının düşmesine neden olmuştur. Bu durum, satışların ağırlıklı olarak ikinci el konut piyasasına kayması sonucunu doğurmaktadır.

Mevcut inşaatların yavaşlaması ve yeni başlangıçların yapılmaması, salgın sonrası dönemde arz tarafında sıkıntılar yaratabilir.

Sonuç

Ekonomik koşullar ve salgın sürecinin getirdiği belirsizlikler, önümüzdeki dönemi “sisli” bir hale getirmektedir. Konut yatırımı gibi büyük finansal kararlar almadan önce, piyasanın netleşmesini ve ekonomik göstergelerin istikrara kavuşmasını beklemek, yatırımcılar için en doğru yaklaşım olacaktır. Önünüzü net bir şekilde görebildiğinizde harekete geçmek risklerinizi minimize edecektir.

İçeriği Paylaşın
Piyasa Raporları

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yapılan yeni düzenleme ile konut kredisi kullanımında zorunlu olan peşinat oranı %20’den %10’a düşürülmüştür. Bu değişiklik sayesinde konutun ekspertiz değerinin %90’ına kadar kredi kullanmak mümkün hale gelmiştir. Daha az nakit birikimi olan alıcılar için avantaj sağlayan bu durum, özellikle ilk kez ev sahibi olacaklar için finansman yükünü hafifleten önemli bir fırsat olarak değerlendirilmektedir.

İçinde bulunduğumuz dönemde gelir akışındaki belirsizlikler ve ticari faaliyetlerin aksaması, uzun vadeli borçlanmalar için risk oluşturabilir. 5 ila 10 yıl sürecek bir ödeme planına girmeden önce, ekonomik göstergelerin netleşmesini ve gelir istikrarınızın sağlanmasını beklemeniz tavsiye edilir. Piyasadaki sisli havanın dağılması ve önünüzü daha net görebildiğiniz bir dönemde harekete geçmek, finansal güvenliğiniz açısından en doğru yaklaşım olacaktır.

Ekonomik piyasalara sağlanan likidite artışı, küresel ve yerel ölçekte enflasyonist bir baskı oluşturma riski taşımaktadır. Enflasyonun yükselmesi durumunda, bununla mücadele etmek amacıyla faiz oranlarında artış görülebilir. Konut kredisi faizlerinin yükselmesi, konut edinme maliyetlerini artırarak alım kararlarını zorlaştırabilir. Bu nedenle mevcut %0.99 seviyelerindeki oranlar psikolojik sınırın altında olsa da, gelecekteki ekonomik dengeler ve faiz değişimleri yakından takip edilmelidir.

Uzun süredir devam eden ekonomik daralma sebebiyle yeni proje başlangıçları ve yapı ruhsatı talepleri önemli ölçüde azalmıştır. İnşaat sektöründeki bu yavaşlama, piyasada sıfır konut arzının düşmesine ve talebin ağırlıklı olarak ikinci el konutlara kaymasına neden olmaktadır. Yeni üretimin durma noktasına gelmesi, salgın sonrası normalleşme sürecinde konut arzı tarafında sıkıntılar yaşanabileceğini ve seçeneklerin azalabileceğini göstermektedir.

İlgili Videolar

Gayrimenkul Okulu

Gayrimenkul Okulu

© 2026. Tüm hakları saklıdır. Tasarım ve Geliştirme: brain.work
Kredi Kartı