
Konut yatırımcıları için piyasadaki fırsatları doğru okumak hayati önem taşır. Bu analiz, yatırım kararınızı destekleyecek 5 temel gösterge sunuyor: asgari ücretle alım gücü, konut kredisi faizlerinin 12 aylık ortalaması, faizlerin enflasyona oranı, mevduat-kredi faiz makası ve reel konut fiyatları. Mevcut veriler, yüksek kredi maliyetleri ve zayıf alım gücü nedeniyle piyasada henüz belirgin bir fırsatın oluşmadığına işaret ediyor. Bu metrikler, yatırımcılara analitik bir çerçeve sunarak doğru zamanı belirlemede yol gösteriyor.
Konut yatırımcılarının aklındaki en temel sorulardan biri, piyasada alım için doğru bir zaman olup olmadığıdır. Bu yazıda, konut piyasasındaki potansiyel fırsatları belirlemek için kullandığımız veriye dayalı göstergeleri ve bu göstergelerin mevcut durumu nasıl yorumladığını inceleyeceğiz. Amacımız, kelepir veya gerçek dışı beklentiler yaratmak yerine, piyasayı doğru okumanıza yardımcı olacak analitik bir çerçeve sunmaktır.
Bu yaklaşım, “Journal of Design for Resilience” dergisinde yayınlanan akademik makalemizde geliştirdiğimiz formüllere ve metriklere dayanmaktadır. Bu metrikler sayesinde piyasadaki fırsatları sürekli olarak takip ediyor ve yatırımcılara yol gösteriyoruz.
Piyasayı analiz ederken kullandığımız beş temel gösterge, yatırımcının daha bilinçli kararlar almasına olanak tanır. İşte bu göstergeler ve mevcut piyasa koşullarındaki anlamları:
Bir konutun alınabilirliğini ölçen en temel metriklerden biri, bir ülkedeki ortalama gelir seviyesi ile konut fiyatları arasındaki ilişkidir. Bu gösterge, asgari ücretle çalışan bir kişinin bir konut alabilmek için kaç yıl çalışması gerektiğini hesaplar. Türkiye ortalamasına baktığımızda, bir konut sahibi olabilmek için yaklaşık 21 yıl çalışmak gerekiyor. Bu veri, mevcut durumda alım gücü açısından konut piyasasında bir fırsat olmadığını göstermektedir.
Kredi faiz oranlarındaki anlık değişimler, piyasanın yönü hakkında önemli ipuçları verir. Bu göstergede, güncel konut kredisi faiz oranlarını son 12 aylık ortalama ile karşılaştırıyoruz. Şu anki durumda, mevcut faiz oranları son 12 aylık ortalamanın oldukça üzerindedir. Fırsat olarak değerlendirebileceğimiz dönemler ise faizlerin bu ortalamanın altına düştüğü zamanlardır. Örneğin, Mart 2023 gibi dönemlerde bu durum yaşanmıştı. Bu göstergeyi takip ederek benzer bir dönemin gelip gelmediğini anlayabiliriz.
Yatırımcı için en ideal senaryolardan biri, konut kredisi faiz oranlarının resmi enflasyon oranının altında kalmasıdır. Bu durum, borçlanma maliyetinin enflasyon karşısında eridiği ve yatırımın daha kârlı hale geldiği bir ortam yaratır. Ancak mevcut durumda, konut kredisi faiz oranları enflasyonun üzerinde seyretmekte, bu da konut alımını finansal olarak zorlaştırmaktadır.
Piyasadaki en net fırsatlardan biri, mevduat faiz oranlarının konut kredisi faiz oranlarından daha yüksek olduğu dönemlerdir. Bu nadir durum, yatırımcının birikimini yüksek faizle değerlendirirken, daha düşük maliyetle konut kredisi kullanmasına olanak tanır. Böyle bir senaryo, yatırımcı için önemli bir avantaj sağlar ve yakından takip edilmelidir.
Reel konut fiyatları, konut fiyatlarının enflasyondan arındırılmış halini ifade eder. Fiyatların enflasyonun altında bir seyir izlediği dönemler, piyasanın soğuduğuna ve alım için uygun koşulların oluşmaya başladığına işaret edebilir. Belirlemiş olduğumuz analiz çizgisinin altına inen reel fiyat hareketleri, bizim için bir fırsat döneminin başlangıcı olabilir.
Konut yatırımı hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz, A’dan Z’ye Konut Yatırımı kitabımızı inceleyebilirsiniz. Kitabı ig.com.tr adresi üzerinden GMOKULU indirim koduyla %20 indirimli olarak 2023 fiyatlarıyla satın alabilirsiniz.



