
Türkiye’de 2023’ün üçüncü çeyreğinde 198.000 yeni konut için yapı ruhsatı alınarak konut arzında bir canlanma sinyali verildi. Zorlu ekonomik koşullara rağmen yaşanan bu artış, piyasa için olumlu bir gelişmedir. Trendler, bina başına düşen daire sayısının arttığını, konut metrekarelerinin küçüldüğünü ve müstakil yaşama ilginin devam ettiğini gösteriyor. Ruhsat artışları deprem bölgesinden ziyade Kastamonu, Ordu gibi Anadolu şehirlerinde yoğunlaşarak yeni yatırım bölgelerini işaret ediyor.
Türkiye’de konut arzına ilişkin önemli bir gösterge olan yapı ruhsatı verileri açıklandı. 2023 yılının üçüncü çeyreğini kapsayan bu veriler, konut piyasasının geleceği hakkında önemli ipuçları sunuyor. Bu yazıda, açıklanan son verileri, konut üretimindeki eğilimleri ve bu durumun illere göre dağılımını inceleyeceğiz.
Türkiye genelinde 2023 yılının üçüncü çeyreğinde toplam 198.000 adet yeni konut için yapı ruhsatı alındı. Bu rakam, konut üretiminin başlangıç adımı olarak kabul edilir. Alınan bir ruhsat, inşaatın başladığı anlamına gelirken, tamamlandığı anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla 198.000 konutun inşası için ilk adımın atıldığını söyleyebiliriz.
Geçmiş verilere bakıldığında, 2017 yılında yönetmelik değişiklikleri öncesinde yaşanan anormal artış dışında, konut üretiminin 2022’den itibaren istenen seviyelerde olmadığı görülüyordu. Türkiye’nin yıllık yeni konut ihtiyacının yaklaşık 650.000-700.000 adet olduğu düşünüldüğünde, çeyrek bazında 200.000 bandına yaklaşan üretim başlangıcı, piyasa için olumlu bir gelişmedir. Özellikle üreticilerin krediye erişimdeki zorlukları ve alıcıların konut kredisi kullanımındaki düşüş göz önüne alındığında, bu artış dikkat çekicidir.
Veriler, konut üretimindeki yapısal değişimleri de ortaya koyuyor. Üçüncü çeyrekte ruhsat alan bina sayısı bir önceki döneme göre %24 artarken, daire sayısı %35 oranında artış göstermiştir. Bu durum, inşa edilen her binada daha fazla sayıda daire yer aldığına işaret etmektedir.
Bu eğilimin arkasındaki nedenler arasında, hane halkı büyüklüğünün azalması ve daha küçük, dolayısıyla daha yönetilebilir ve enerji verimliliği yüksek konutlara olan talebin artması bulunmaktadır. Yapı kullanma izin belgeleri (inşaatı biten ve oturuma hazır konutlar) incelendiğinde de dairelerin yüz ölçümlerinde %14’lük bir azalma olduğu görülmektedir. Bu da konutların metrekare bazında küçülme eğilimini doğrulamaktadır.
Pandemi sonrası dönemde başlayan bir diğer önemli trend ise tek katlı ve müstakil konut üretimindeki artıştır. Verilere göre, toplam ruhsatlar içinde bu tip konutların payı %10 seviyesine ulaşmıştır. Pandemi öncesi dönemde bu oran %4 civarındaydı. Bu durum, insanların müstakil ve daha izole bir yaşam tarzına olan ilgisinin devam ettiğini göstermektedir.
Ruhsat sayılarındaki artışın deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı önemli bir soruydu. Ancak veriler, bu artışın ana sebebinin deprem bölgesi olmadığını gösteriyor. 2023’ün ilk dokuz ayında, depremden etkilenen illerin genelinde alınan ruhsat sayılarının geçen yılın aynı dönemine göre gerilediği görülmektedir.
Konut fiyat artışlarının yatırımcıları yeni projelere yönlendirdiği iller öne çıkmaktadır. Bu kapsamda bazı illerdeki ruhsat artışları dikkat çekicidir:
Büyükşehirlere bakıldığında ise artış oranları daha sınırlıdır. İstanbul’da %40, Ankara’da %55 artış yaşanırken, İzmir’deki artış %20’nin altında kalmıştır. Bu durum, konut fiyatları arttıkça yeni yatırımların başladığını ve piyasanın kendi dengesini bulmaya çalıştığını göstermektedir.
Alınan ruhsat sayıları nüfusa göre oranlandığında tablo daha net bir hal almaktadır. 100.000 kişiye düşen ruhsat sayısı incelendiğinde bazı şehirler öne çıkmaktadır:
Bu veriler, nüfus yoğunluğuna kıyasla hangi şehirlerde daha aktif bir konut üretim başlangıcı olduğunu göstermesi açısından önemlidir.
Sonuç olarak, 2023 yılının üçüncü çeyrek yapı ruhsatı verileri, zorlu ekonomik koşullara rağmen konut arzında bir canlanma sinyali vermektedir. Değişen konut tercihleri ve yatırımların Anadolu’daki belirli şehirlere kayması, piyasanın dinamik yapısını bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu ruhsatların ne kadarının zamanında tamamlanacağı ve konut piyasasındaki dengeye nasıl etki edeceği, gelecek dönemlerde yakından izlenmesi gereken bir konu olacaktır.



