
Temmuz ayı verilerine göre, tatil etkisiyle toplam satış düşse de günlük ortalama 6.000 adetle piyasa canlılığını korudu. İlk 7 ayda 820.000 konut satılırken, yabancıya satışlarda Antalya öne çıktı. Yıllık reel fiyat artışı %45 olarak gerçekleşti. Yazımızda ayrıca krediyle konut alımı, ofis yatırımları ve gelecek fiyat beklentilerine dair yatırımcı sorularını yanıtlayarak piyasanın detaylı bir analizini sunuyoruz.
Gayrimenkul piyasasında yaşanan gelişmeleri, konut satış adetlerini, fiyat değişimlerini ve yatırımcıların merak ettiği soruları bu ayki değerlendirmemizde detaylıca ele alıyoruz. Temmuz ayı verileri, tatil dönemlerinin etkisine rağmen piyasanın dinamikleri hakkında önemli ipuçları veriyor.
Temmuz ayında Türkiye genelinde yaklaşık 93.900 adet konut satışı gerçekleşti. Bu veriyi analiz ederken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bayram tatilleri sebebiyle iş günü sayısının az olmasıdır. Aylık toplam satış rakamı düşmüş gibi görünse de, günlük satış ortalamalarına bakıldığında piyasanın canlılığını koruduğu görülmektedir.
Uzun dönemli ortalamalarda Türkiye’de günlük konut satışı 5.400 adet seviyesindeyken, Temmuz ayında bu rakam günlük 6.000 adet olarak gerçekleşmiştir. Dolayısıyla satışların düştüğünü söylemek yerine, iş günü azlığına rağmen günlük bazda ortalamanın üzerinde bir performans sergilendiğini belirtmek daha doğru bir analiz olacaktır.
Yılın ilk 7 ayı değerlendirildiğinde ise toplamda 820.000 adet konutun satıldığı görülmektedir. Bu rakam geçen senenin üzerinde, 2020 yılının ise gerisindedir; ancak genel ortalamanın üzerinde bir seyir izlemektedir.
Temmuz ayında kredili (ipotekli) konut satışları 19.000 adet olarak gerçekleşmiştir. Uzun dönemli ortalama olan 33.000 adedin oldukça altında kalan bu veri, ipotekli satışların toplam satışlar içindeki payının %20 seviyelerinde dengelendiğini göstermektedir. Konut kredisi kampanyalarının olduğu dönemlerde bu oranın çok daha yüksek olduğu hatırlanacaktır.
Satışların niteliğine bakıldığında, satılan konutların %30’unun birinci el (sıfır) konutlardan oluştuğu ve bir önceki aya göre hafif bir hareketlenme yaşandığı gözlemlenmektedir.
Yabancılara yapılan konut satışlarında Temmuz ayında 3.900 adetlik bir işlem hacmi görülmüştür. Yılın ilk 7 ayında yabancılara toplam 39.000 adet konut satışı gerçekleştirilmiştir. Geçen yılın aynı döneminde bu rakamın 25.000 olduğu düşünüldüğünde, yabancı ilgisindeki artış net bir şekilde görülmektedir.
Bölgesel bazda incelendiğinde:
Merkez Bankası verilerine göre (Haziran verileri baz alınarak), Türkiye genelinde konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak %160, enflasyondan arındırılmış reel bazda ise %45 oranında artış göstermiştir.
Ortalama birim fiyatlar ise şu seviyelere ulaşmıştır:
Dolar bazında bakıldığında ise Türkiye genelinde ortalama metrekare fiyatı 765 Dolar seviyesine yükselmiş ve geçmiş yılların zirve noktalarına yaklaşmıştır.
Takipçilerimizden gelen gayrimenkul yatırımı, değerleme ve piyasa beklentileri üzerine soruları aşağıda derledik:
Bölgesinde uzun yıllardır çalışan, yetki belgesine sahip, bölgeyi iyi tanıyan ve etik değerlere bağlılığına inandığınız uzmanlarla çalışmak, sürecin güvenliği ve verimliliği açısından önemlidir.
Mevcut enflasyonist ortamda, imkan varsa barınma ihtiyacı için evin satın alınması daha avantajlıdır. Enflasyon sebebiyle kredi taksitlerinin reel değeri zamanla azalacak ve ödeme kolaylığı oluşacaktır.
Değerleme raporları geçmiş satış verilerine ve resmi verilere dayanır. Piyasa fiyatları ile rapor değerlerinin ayrışması, özellikle hızlı fiyat artışlarının olduğu dönemlerde hem Türkiye’de hem de dünyada görülebilen bir durumdur. Ayrıca gayrimenkul fiyatları TÜFE’ye (Tüketici Fiyat Endeksi) birebir bağlı değildir; kendi dinamikleri (Konut Fiyat Endeksi) ile hareket eder.
Pandemi sonrası çalışma biçimleri değişse de ofis ihtiyacı bitmeyecektir. Ancak her ofis veya dükkan yatırımı karlı olmayabilir. Lokasyon analizi iyi yapılmalı ve ticari potansiyeli yüksek, geleceği olan bölgelerdeki fırsatlar (fiyatı düşmüş ofisler gibi) değerlendirilmelidir.
Gayrimenkul fiyatları uzun vadede (10-20 yıl) genellikle enflasyonun üzerinde getiri sağlar. Ancak dönem dönem reel bazda geri çekilmeler veya yatay seyirler görülebilir. Önümüzdeki süreçte reel artış hızının yavaşlayacağı öngörülebilir, ancak enflasyonist ortam nedeniyle nominal (etiket fiyatı) artışların devam etmesi beklenmektedir.




