
Merkez Bankası ve BETAM raporları ışığında, konut piyasasındaki fiyat değişimlerini ve güncel satış istatistiklerini karşılaştırmalı olarak analiz ediyoruz. Üç büyük ildeki fiyat hareketliliği, ortalama metrekare birim fiyatları ve konutun döviz karşısındaki getiri performansını inceliyoruz. Yüksek faiz oranlarına rağmen devam eden talep canlılığı, arz sıkıntısı, ipotekli satışlar ve konut dışı gayrimenkule yönelim gibi sektörü şekillendiren kritik başlıkları ve piyasa beklentilerini bu yazıda derledik.
Gayrimenkul ve konut piyasalarındaki son gelişmeleri, fiyat hareketliliklerini ve satış istatistiklerini kurumlar tarafından açıklanan güncel raporlar ışığında değerlendiriyoruz. Bu analizimizde Merkez Bankası verileri ile Sahibinden.com ve Bahçeşehir Üniversitesi (BETAM) iş birliğiyle hazırlanan raporları karşılaştırmalı olarak ele alacağız.
Konut fiyatlarındaki değişim oranları, farklı kurumların metodolojilerine göre değişiklik gösterebilmektedir. Merkez Bankası ve BETAM verilerini karşılaştırdığımızda Türkiye geneli için şu tablo ortaya çıkmaktadır:
Bu veriler ışığında, her iki kurumun aylık değişim oranlarının birbirine daha yakın seyrettiği, ancak yıllık bazda makasın açıldığı görülmektedir.
İstanbul, Ankara ve İzmir özelinde bakıldığında, kurumlar arasındaki veri farklılıkları ve bölgesel artışlar dikkat çekmektedir.
Fiyat değişim oranlarından sonra gelinen noktada, Türkiye genelindeki ortalama birim fiyatlar (metrekare fiyatları) yatırımcılar için önemli bir göstergedir. Her iki kurumun verileri bu noktada birbirine yakındır.
Türkiye genelinde ortalama birim fiyat 8.600 TL seviyesindedir. Bu durum, 100 metrekarelik bir konutun ortalama fiyatının 860.000 TL bandına yerleştiğini göstermektedir. Şehir bazlı birim fiyatlar ise şöyledir:
Ayrıca konut segmentleri incelendiğinde, lüks konutların ucuz konutlara göre daha fazla değer kazandığı görülmektedir. Yıllık bazda “ucuz konut” kategorisindeki fiyat değişimi %107 iken, “lüks konut” kategorisinde bu oran %130 olarak gerçekleşmiştir.
Merkez Bankası’nın son üç aylık (Aralık, Ocak, Şubat) verileri incelendiğinde, konut fiyatlarının düzenli bir artış trendinde olduğu görülmektedir. Kasım ayı sonu ile Mart başı arasındaki dönem kıyaslandığında:
Bu veriler, yatırımcıların paralarını koruma güdüsüyle konuta yöneldiğini ve konutun bu dönemde dövizden daha fazla getiri sağladığını göstermektedir. Bu durum, piyasadaki satış hareketliliğinin temel nedenlerinden biri olarak yorumlanabilir.
Piyasadaki talep artışı, satılık ilan sayılarına da yansımıştır. İstanbul’da satılık ilan sayısı bir önceki aya göre %9,5 artarken, gerçekleşen satışlardaki artış %34 olmuştur. Satış hızının ilan artış hızından yüksek olması, talebin canlılığını kanıtlar niteliktedir.
Mart ayı verilerine göre toplamda 134.000 adet konut satılmıştır. Konut dışı gayrimenkul (arsa, tarla, ticari) satışları ise 142.000 adet ile konut satışlarını geride bırakmıştır. Pandemi süreciyle başlayan konut dışı gayrimenkule yönelim trendi devam etmektedir.
Özetle; yüksek faiz oranlarına rağmen konut, enflasyonist ortamda güvenli bir liman olarak görülmeye devam etmekte ve satış hacimleri geçmiş yılların ortalamalarının üzerinde seyretmektedir.




