Gayrimenkul Okulu

Gayrimenkul Okulu

Konut Almanın Zamanı Geldi mi? Özet

Gelişmelerden haberdar olmak için kayıt olun!

İçeriği Paylaşın

Konut Piyasasında Fırsat Var Mı? Güncel Göstergelerle Analiz

Yıl sonu yaklaşırken konut piyasasındaki yatırım fırsatlarını değerlendirmek, birçok kişi için önemli bir gündem maddesidir. Konut piyasasının potansiyelini anlamak amacıyla çeşitli ölçümler kullanılmaktadır. Bu analizler, kimi zaman olumlu kimi zaman ise olumsuz sonuçlar ortaya koyarak yatırımcılara kendi finansal durumları doğrultusunda bir yol haritası sunar. Bu yazıda, konut yatırımı karar süreçlerinizi kolaylaştırmak için kullanılan dört temel göstergenin güncel sonuçlarını inceleyeceğiz.

1. Enflasyondan Arındırılmış Reel Konut Fiyat Değişimi

Konut fiyatlarındaki gerçek değişimi anlamak için nominal rakamlar yerine enflasyondan arındırılmış reel değerlere bakmak gerekir. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılarak yapılan bu arındırma işlemi, fiyatların alım gücü karşısındaki durumunu net bir şekilde gösterir.

Son çeyrek verilerine göre konut fiyatlarında -%1,4’lük bir reel değişim gözlemlenmektedir. Bu oran, son birkaç aydır devam eden bir düşüş eğilimini yansıtmaktadır. Mevcut seviye, 2018 kriz dönemindeki oranlarla benzerlik göstermekte olup, Merkez Bankası’nın 2011’den bu yana yayınladığı konut fiyat endeksleri tarihinde görülen en düşük reel değişim oranlarından biridir. Fiyatların bu seviyenin altına inip inmeyeceği veya buradan bir yükselişe geçip geçmeyeceği belirsizliğini korumaktadır. Bu nedenle mevcut veriler, anlık değerlendirmeler için temel alınmalıdır.

2. Konut Fiyatlarının Altın ile Karşılaştırılması

Altın, geleneksel olarak önemli bir yatırım aracı olduğundan, konut fiyatlarını altın değeriyle karşılaştırmak piyasa hakkında fikir verir. Türkiye’de uzun dönemli ortalamalara bakıldığında, bir konutun 1 metrekarelik birim fiyatının yaklaşık 15 gram altına denk geldiği görülmektedir.

Ancak 2010 yılının ilk çeyreğinden bu yana elde edilen verilerin son çeyrek ortalaması incelendiğinde, 1 metrekarelik konut birim fiyatının 12 gram altına düştüğü görülmektedir. Bu durum, reel fiyatlardaki gibi, konutun altın karşısında uzun dönemli ortalamasının altında bir değere sahip olduğunu göstermektedir. Bu karşılaştırmada dolar kuru ve küresel gelişmeler gibi faktörlerin altın fiyatlarını, konut fiyatlarından farklı şekillerde etkileyebileceği unutulmamalıdır.

3. İstanbul Konut Piyasası ve Varlık Karşılaştırması: Toyota Corolla Endeksi

Farklı varlıkların birbirine karşı değerini ölçmek, piyasa dinamiklerini anlamak için kullanılan bir başka yöntemdir. Bu kapsamda, İstanbul’daki ortalama bir konutun fiyatı ile popüler bir otomobil modelinin fiyatı karşılaştırılmaktadır.

2018’den bu yana yapılan ölçümlere göre, İstanbul’da ortalama bir konut alabilmek için gereken değer uzun dönemli ortalamada 2,57 adet Toyota Corolla fiyatına denktir. Son ayın verilerine göre ise bu oran 2,1 adede gerilemiştir. Bu da, konut fiyatlarının bu endekse göre de uzun vadeli ortalamanın altına indiğini göstermektedir.

4. Konuta Erişebilirlik ve Asgari Ücret

Konuta erişebilirlik, bir ülkedeki ortalama gelir seviyesi ile konut fiyatları arasındaki ilişkiyi ölçen en temel göstergelerden biridir. Türkiye özelinde bu ölçüm, asgari ücretin tamamı biriktirildiğinde 100 metrekarelik bir konutun kaç yılda alınabileceği üzerinden yapılır.

2013’ten bu yana olan uzun vadeli ortalamaya bakıldığında, Türkiye’de 100 metrekarelik bir konut için 16 yıllık asgari ücretin tamamının ödenmesi gerekmektedir. Son güncel verilerde ise bu sürenin 15,9 yıla indiği görülmektedir. Bu gösterge, asgari ücretin yıllık olarak belirlenmesi ve konut fiyatlarının sürekli değişmesi nedeniyle döngüsel bir yapıya sahiptir. Asgari ücret artışlarının ardından erişebilirlik oranı geçici olarak iyileşse de, enflasyonist baskılarla konut fiyatlarının artması bu farkı zamanla kapatmaktadır.

İçeriği Paylaşın
Piyasa Raporları

Konut fiyatlarındaki gerçek değeri anlamak için enflasyondan arındırılmış reel rakamlara bakılmalıdır. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ile yapılan hesaplamalara göre, son çeyrekte konut fiyatlarında %1,4’lük bir reel düşüş yaşanmıştır. Bu oran, 2018 kriz dönemindeki seviyelerle benzerlik göstermekte ve son on yılın en düşük reel değişim oranlarından birini temsil etmektedir. Fiyatların bu seviyeden daha da düşüp düşmeyeceği belirsiz olsa da, mevcut durum, konut fiyatlarının alım gücü karşısında tarihsel olarak düşük bir noktada olduğunu göstermektedir. Bu gösterge, yatırımcılar için anlık bir değerlendirme ve potansiyel bir fırsat sinyali olarak yorumlanabilir.

Konut fiyatlarının altın karşısındaki değeri, piyasanın durumu hakkında önemli bir ipucu verir. Türkiye'de uzun dönemli ortalamalara bakıldığında, 1 metrekarelik bir konut birim fiyatının yaklaşık 15 gram altına denk geldiği görülmektedir. Ancak güncel verilere göre bu oran 12 gram seviyesine gerilemiştir. Bu durum, konut fiyatlarının altın karşısında uzun dönemli ortalamasının altında kaldığını ve görece ucuz olduğunu göstermektedir. Dolar kuru ve küresel piyasalar gibi faktörlerin altın fiyatlarını etkilediği unutulmamalıdır. Ancak bu karşılaştırma, konutun geleneksel bir yatırım aracı olan altına kıyasla şu anki değerini anlamak için etkili bir yöntemdir.

Varlıkların birbirine karşı değerini ölçmek piyasa analizinde kullanılan bir yöntemdir. Bu kapsamda geliştirilen Toyota Corolla Endeksi, İstanbul'daki ortalama bir konutun fiyatını, popüler bir otomobil modeli olan Toyota Corolla'nın fiyatıyla karşılaştırır. 2018'den bu yana tutulan verilere göre, İstanbul'da bir konut alabilmek için ortalama 2,57 adet Corolla'nın bedeli gerekirken, son verilere göre bu oran 2,1 adede düşmüştür. Bu endeks, diğer göstergelerle benzer şekilde, İstanbul konut piyasasının uzun vadeli ortalamasının altında bir seviyede olduğuna işaret etmektedir. Bu durum, yatırımcılar için bir alım fırsatı olarak değerlendirilebilir.

Konuta erişebilirlik, genellikle ortalama gelir seviyesi ile konut fiyatları arasındaki ilişkiyle ölçülür. Türkiye'de kullanılan popüler bir yöntem, asgari ücretin tamamının biriktirilmesi durumunda 100 metrekarelik bir konutun kaç yılda alınabileceğini hesaplamaktır. Uzun vadeli ortalama bu sürenin 16 yıl olduğunu göstermektedir. Güncel verilere göre ise bu süre 15,9 yıla gerilemiştir, bu da erişilebilirliğin ortalamaya göre bir miktar iyileştiğini gösterir. Ancak bu gösterge döngüseldir; asgari ücret artışları erişebilirliği geçici olarak artırsa da, enflasyonist ortamda artan konut fiyatları bu etkiyi zamanla ortadan kaldırır.

İlgili Videolar