Gayrimenkul Okulu

Gayrimenkul Okulu

Konut Almak için Fırsat Oluştu mu?

Gelişmelerden haberdar olmak için kayıt olun!

İçeriği Paylaşın

Konut Piyasasında Fırsat Var Mı? Güncel Göstergeler Ne Söylüyor?

Gayrimenkul yatırımcılarının ve ev sahibi olmak isteyenlerin aklındaki en önemli soru: Şu an konut piyasasında bir fırsat var mı? Uzun bir aranın ardından, piyasanın nabzını tutan temel göstergelerle bu sorunun cevabını arıyoruz. Verileri analiz ederek ve gerçekçi bir senaryo üzerinden mevcut durumu değerlendirerek, konut alımı için doğru bir zaman olup olmadığını inceleyeceğiz.

1. Reel Konut Fiyat Endeksi: Artış Sinyalleri

Piyasayı değerlendirirken ilk baktığımız göstergelerden biri reel konut fiyat endeksidir. Bu endeks, konut fiyatlarının enflasyondan arındırılmış gerçek değerini gösterir. Uzun bir süredir negatif trendde olan reel fiyatlar, geçtiğimiz ay itibarıyla sıfır noktasına oldukça yaklaştı. Bu durum, önümüzdeki dönemde konut fiyatlarının enflasyonun üzerinde bir artış gösterebileceğine işaret ediyor. Yatırımcılar için bu veri, değer artışı potansiyelini gösteren önemli bir sinyal olabilir.

2. Kredi Faizleri ve Enflasyon İlişkisi

Bir diğer önemli gösterge, konut kredisi faiz oranları ile TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranı arasındaki farktır. Mevcut durumda konut kredisi faizleri, resmi enflasyon oranının üzerinde seyrediyor. Bu, kredi kullanarak ev almanın maliyetinin yüksek olduğu anlamına gelir. Ancak, hissedilen veya “mutfak” enflasyonu göz önüne alındığında, kredi faizlerinin reel olarak daha düşük kaldığı düşünülebilir. Bu noktada yatırımcının kendi enflasyon beklentisi ve değerlendirmesi önem kazanmaktadır.

3. Kredi Faizlerinin Geleceği: Düşüş Eğilimi

Mevcut konut kredisi faiz oranlarını son 12 aylık ortalamayla karşılaştırdığımızda, oranların hala yüksek olduğunu ancak aşağı yönlü bir eğilimin başladığını görüyoruz. Merkez Bankası’nın gelecekteki olası faiz indirimleriyle birlikte bu düşüşün hızlanması beklenebilir. Son 12 ayın ortalamasından daha avantajlı bir faiz oranı yakalandığında, kredi kullanımı açısından daha cazip bir döneme girilebilir.

4. Alım Gücü Göstergeleri: Fırsat Var Mı?

Konut piyasasındaki fırsatları değerlendirirken alım gücü metrikleri kritik rol oynar. Bu metrikler, fiyatların tarihsel ortalamalara göre uygun olup olmadığını anlamamıza yardımcı olur.

  • Asgari Ücretle Konut Alımı: Türkiye’de 100 metrekarelik ortalama bir konut, güncel verilerle 14.9 yıllık toplam asgari ücret ile alınabiliyor. Bu sürenin uzun dönemli ortalaması 15.8 yıl. Ortalamanın altında olmamız, konut fiyatlarının alım gücü açısından hala bir miktar fırsat barındırdığını gösteriyor.
  • Otomobil Fiyatlarıyla Karşılaştırma: İstanbul’daki ortalama bir konutun değeri, yaklaşık 2.1 adet Toyota Corolla baz modeline denk geliyor. Bu oranın da uzun vadeli ortalamanın altında olması, konut fiyatlarının alternatif varlıklara göre cazip olabileceğini düşündürüyor.
  • Altın ve Dolar Bazında Fiyatlar: Türkiye’de ortalama bir konutun metrekare fiyatı yaklaşık 8 gram altına denk geliyor. Uzun vadeli ortalamanın 10 gram civarında olması, altın bazında bir iskontoya işaret ediyor. Diğer yandan, metrekare fiyatı 933 dolar seviyesinde ve 663 dolarlık uzun vadeli ortalamanın oldukça üzerinde. Bu da dolar bazında fiyatların yüksek kaldığını gösteriyor.

Gerçek Hayat Senaryosu: Krediyle Ev Almak

Tüm bu göstergeler ışığında, ilk defa konut alacak birini bekleyen finansal tabloya bakalım. Türkiye genelinde 80 metrekarelik, yaklaşık 3.2 milyon TL değerinde bir ev almak isteyen bir kişi düşünelim. Yasal limitler dahilinde yaklaşık 2.9 milyon TL kredi kullanması gerekecektir. Güncel faiz oranlarıyla 10 yıl vadeli bu kredinin:

  • Aylık Ödemesi: Yaklaşık 87.000 TL
  • Toplam Geri Ödemesi: Yaklaşık 10.500.000 TL (Anaparanın 3.6 katı)

Bu konutun ortalama kira getirisinin 15.000 TL civarında olacağı varsayılırsa, aylık kredi taksiti, potansiyel kira gelirinin 5 katından fazladır. Bu tablo, özellikle yatırım amaçlı kredi kullanımının mevcut koşullarda ne kadar zorlayıcı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Sonuç

Veriler, konut piyasasının karmaşık bir yapıda olduğunu gösteriyor. Reel fiyatların artışa geçme potansiyeli, asgari ücret, otomobil ve altın gibi varlıklara göre fiyatların ortalamaların altında kalması gibi bazı göstergeler “fırsat” olabileceğine işaret ederken; yüksek kredi faizleri, dolar bazında pahalılık ve kredi geri ödeme yükünün ağırlığı ise temkinli olmayı gerektiriyor. Karar vermeden önce her yatırımcının kendi finansal durumunu, risk iştahını ve bölgesel piyasa dinamiklerini dikkatle analiz etmesi büyük önem taşımaktadır.

İçeriği Paylaşın
Piyasa Raporları

Reel konut fiyat endeksi, konut fiyatlarındaki değişimin enflasyon etkisinden arındırılmasıyla hesaplanır. Bu sayede fiyatların gerçekte artıp azaldığı anlaşılır. Eğer reel fiyatlar artıyorsa, konutların değeri enflasyonun üzerinde yükseliyor demektir. Son verilere göre, uzun süredir negatif olan reel konut fiyat trendi pozitife dönmek üzeredir. Bu, önümüzdeki dönemde konut fiyat artışlarının genel enflasyon oranını aşabileceği ve mülk değerlerinin reel olarak artmaya başlayacağı anlamına gelen önemli bir göstergedir.

Mevcut koşullarda konut kredisi faiz oranları, TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyonun üzerinde seyretmektedir. Bu durum, kredi maliyetlerinin yüksek olduğunu gösterir. Örneğin, 3.2 milyon TL'lik bir ev için çekilen 2.9 milyon TL'lik bir kredinin aylık taksiti yaklaşık 87.000 TL iken, aynı evin potansiyel kira getirisi 15.000-16.000 TL civarındadır. Kredi ödemesinin kira gelirinin beş katından fazla olması, yatırımın geri dönüş süresini uzatır ve nakit akışını zorlaştırır. Ancak faizlerin düşüş trendinde olması, gelecekte daha avantajlı koşulların oluşabileceğini göstermektedir.

Türkiye'deki alım gücünü ölçen göstergelerden biri, ortalama bir konutun kaç yıllık asgari ücretle alınabildiğidir. Güncel verilere göre, 100 metrekarelik ortalama bir konuta sahip olmak için 14.9 yıl boyunca asgari ücretin tamamını biriktirmek gerekmektedir. Bu oranın uzun dönemli tarihsel ortalaması ise 15.8 yıldır. Şu anki sürenin tarihsel ortalamanın yaklaşık bir yıl altında olması, konut fiyatlarının asgari ücrete kıyasla bir miktar daha ulaşılabilir olduğunu ve bu açıdan küçük bir fırsat barındırdığını göstermektedir.

Konut fiyatlarını farklı varlıklarla karşılaştırmak, değerlemesi hakkında önemli ipuçları verir. Güncel olarak Türkiye'de ortalama bir konutun metrekare fiyatı yaklaşık 8 gram altına denk gelmektedir. Bu değer, 10 gram olan uzun vadeli ortalamanın altındadır ve altın bazında konutun iskontolu olduğuna işaret eder. Diğer yandan, metrekare fiyatı 933 dolar seviyesindedir ve bu da 663 dolarlık uzun vadeli ortalamanın oldukça üzerindedir. Bu durum, konut fiyatlarının altın karşısında ucuz, dolar karşısında ise pahalı olduğunu göstermektedir.

İlgili Videolar