
Kira sözleşmelerinin yenilenme dönemlerinde merak edilen kira artış oranı hesaplaması, Borçlar Kanunu’ndaki 2019 düzenlemesiyle standartlaşmıştır. Yasal üst sınır olarak belirlenen 12 aylık TÜFE ortalaması, kiracıları korurken hesaplamalarda belirsizliği ortadan kaldırır. Bu yazıda, TÜİK verilerine dayalı yasal hesaplama yöntemini, TÜFE sınırının detaylarını ve ÜFE ile arasındaki farkları bulabilir; kira artışlarınızı mevzuata uygun şekilde, güvenle gerçekleştirebilirsiniz.
Kira sözleşmelerinin yenilenme dönemlerinde hem kiracılar hem de mülk sahipleri için en önemli gündem maddesi kira artış oranının belirlenmesidir. Özellikle yıl sonlarında ve yeni yılın ilk aylarında sıkça karşılaşılan bu durum, doğru hesaplama yöntemlerinin bilinmesini gerektirir. Bu yazımızda, yasal düzenlemeler ışığında kira artışının nasıl hesaplanacağını ve dikkat edilmesi gereken noktaları ele alacağız.
Kira artış oranlarının hesaplanmasında belirleyici olan temel dayanak, Borçlar Kanunu’nun 344. maddesidir. 2019 yılından önce kira artışları, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) veya Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) gibi farklı oranlar üzerinden hesaplanabiliyordu.
Ancak 2019 yılının Ocak ayında yürürlüğe giren torba yasa ile bu uygulamada değişikliğe gidilmiştir. Yeni düzenlemeye göre, kira artış oranında üst sınır olarak sadece Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) kabul edilmiştir. Bu değişiklik, kiracıları korumayı amaçlayan ve artış oranlarında bir standart sağlayan önemli bir adımdır.
Belirlenen TÜFE oranı, mülk sahibinin talep edebileceği yasal azami artış sınırını ifade eder. Kanun, bu oranın üzerinde bir artış yapılmasına izin vermezken, daha düşük bir oranda anlaşılmasına engel değildir. Eğer mülk sahibi ve kiracı, karşılıklı anlaşarak TÜFE oranının altında bir artış belirlemişse, bu anlaşma geçerlidir.
Kira artış oranının belirlenmesinde, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından her ay açıklanan veriler esas alınır. Hesaplama yapılırken sadece son ayın enflasyon oranı değil, geriye dönük 12 aylık ortalamalar dikkate alınmalıdır. Hesaplama adımları şu şekildedir:
Hesaplama mantığını somutlaştırmak adına, geçmiş veriler üzerinden bir örnek inceleyelim. Yeni kira döneminin hesaplanacağı tarihten geriye doğru gidildiğinde:
İlgili dönemdeki 12 aylık TÜFE verileri alt alta toplanıp 12’ye bölündüğünde, örneğin %17.9‘luk bir artış oranı çıkmaktadır. Eğer yasa değişikliği yapılmasaydı ve hesaplama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) üzerinden yapılsaydı, aynı dönem için bu oran %22.63 seviyelerinde olacaktı.
Bu örnekten de anlaşılacağı üzere, kira artışlarında ÜFE yerine TÜFE’nin baz alınması, kiracılar için belirli dönemlerde %5’e varan oranlarda avantaj sağlayabilmektedir. Bu nedenle kira sözleşmelerini yenilerken TÜİK tarafından açıklanan 12 aylık TÜFE ortalamalarını kontrol etmek ve hesaplamayı bu veriler üzerinden yapmak, doğru ve adil bir kira bedeli belirlemek adına büyük önem taşır.
Gayrimenkul yönetimi ve yatırımları hakkında daha fazla bilgi edinmek için Gayrimenkul Okulu’nu takip etmeye devam edin.




