
İran’daki jeopolitik gelişmelerin Türkiye konut piyasasına olası etkileri, geçmiş Suriye ve Rusya-Ukrayna tecrübeleri ışığında analiz ediliyor. Uzmanlar, ani bir şok beklemezken, olası bir göç dalgasının öncelikle büyükşehirlerdeki kiralık konut talebini artırabileceğini öngörüyor. Satış tarafında ise İranlı yatırımcıların vatandaşlık ve ikamet amaçlı taleplerinin, özellikle İstanbul ve Antalya gibi şehirlerde orta vadede piyasayı destekleyebileceği değerlendiriliyor.
Komşu ülkelerde yaşanan jeopolitik gelişmeler, Türkiye’nin gayrimenkul piyasasını doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir. Yakın geçmişte Suriye krizi ve Rusya-Ukrayna savaşı sırasında bu etkileri farklı boyutlarıyla tecrübe ettik. Peki, İran’da son dönemde yaşanan gelişmeler Türkiye’deki konut ve kira piyasasında benzer bir hareketliliğe neden olacak mı? Bu yazımızda, geçmiş veriler ve uzman görüşleri ışığında olası senaryoları değerlendiriyoruz.
Türkiye gayrimenkul piyasası, bölgesel krizlere farklı tepkiler vermiştir. Bu tepkileri doğru analiz etmek, İran kaynaklı olası bir talebi öngörmek için önemlidir.
Türkiye’nin yabancılara yönelik konut politikaları ve vatandaşlık/oturum sınırları zaman içinde değişiklik göstermiştir. Vatandaşlık için gerekli gayrimenkul yatırım tutarı 250.000 dolardan 400.000 dolara, oturum izni için gerekli tutar ise 70.000 dolardan 200.000 dolara yükseltilmiştir.
Satış adetlerine bakıldığında, 2022 yılında 67.000 adetle zirve yapan yabancıya konut satışı, 2024 yılı itibarıyla 2018 öncesi seviyelere (yaklaşık 19.000 – 23.000 bandına) gerilemiş durumdadır. İran vatandaşları, Türkiye’den konut alan yabancılar sıralamasında genellikle Rusya’nın ardından ilk 3’te yer almaktadır. Ancak toplam yabancı satışları içindeki payları 2020’de %17 iken, 2024 itibarıyla %8 seviyelerine gerilemiştir.
İran’daki gelişmelerin piyasaya olası etkilerini, arz-talep dengesi ve yatırımcı alışkanlıkları üzerinden iki ana başlıkta inceleyebiliriz.
Uzman görüşlerine göre, İran’dan gelebilecek olası bir göç dalgasının ilk etkisi kiralama piyasasında hissedilecektir. İranlıların Türkiye’de halihazırda yerleşik bir nüfusu (diasporası) bulunmaktadır. Bu durum, yeni gelenlerin de benzer bölgeleri tercih etmesine neden olabilir.
Özellikle İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara gibi büyükşehirlerde kiralık konut talebinde artış yaşanabilir. Gayrimenkul piyasasında arzın katı, talebin ise esnek olması nedeniyle; %3-4 oranındaki küçük talep artışları bile kira fiyatları üzerinde daha yüksek oranlı artışlara sebep olma potansiyeli taşımaktadır.
İranlı yatırımcılar genellikle Türkiye’yi hem bir yatırım aracı hem de Batı dünyasına geçişte bir basamak olarak görmektedir. Ancak Türkiye’de kalıcı olmak isteyenler için gayrimenkul alımı önemli bir seçenektir.
İranlı Yatırımcıların Tercihleri:
Mevcut veriler ve saha gözlemleri ışığında, İran’daki olayların Türkiye konut piyasasında çok ani ve büyük bir şok etkisi yaratması beklenmemektedir. Ancak sürecin uzaması durumunda şu etkiler görülebilir:
Gayrimenkul Okulu olarak piyasadaki gelişmeleri veriler ışığında takip etmeye ve sizi bilgilendirmeye devam edeceğiz.



