
Kira sözleşmelerinin tapu sahibi olmayan kişilerce imzalanması durumunda sözleşmenin geçerliliği, “örtülü kabul” kavramına bağlıdır. Mülk sahibi kira bedelini tahsil ediyor veya duruma sessiz kalıyorsa, sözleşme hukuken geçerli sayılabilir. Ancak kiracıların mağduriyet yaşamaması için tapu kaydını kontrol etmesi ve imzalayan kişinin yetkisini sorgulaması gerekir. Bu yazıda, başkası adına yapılan kiralamaların hukuki dayanaklarını ve dikkat edilmesi gereken noktaları detaylarıyla ele aldık.
Gayrimenkul kiralamalarında sıkça karşılaşılan ve kafa karışıklığı yaratan konulardan biri, kira sözleşmesini imzalayan kişinin mülkün yasal sahibi (malik) olup olmadığı meselesidir. Özellikle aile konutlarında veya eşlerin mülkiyetindeki taşınmazlarda, tapu sahibi olmayan eşin kira kontratını imzalaması durumunda sözleşmenin geçerliliği merak konusudur. Bu yazımızda, bu durumun hukuki dayanaklarını ve “örtülü kabul” kavramını ele alacağız.
Hukuken kira kontratlarının mutlaka tapu sahibi (malik) tarafından imzalanması gerektiğine dair katı bir şart bulunmamaktadır. Mülk sahibi adına bir başkası da kiralama işlemini gerçekleştirebilir. Ancak bu durumun hukuki olarak geçerli sayılabilmesi ve kiracının mağdur olmaması için belirli şartların oluşması gerekir.
Örneğin; tapu bir eşin üzerineyken, diğer eşin vekaletname olmadan kira kontratını imzalaması durumunda sözleşmenin geçerliliği, mülk sahibinin bu durumu nasıl karşıladığına bağlıdır.
Bir kira sözleşmesinde tapu sahibinin imzası bulunmasa bile, “örtülü kabul” (zımni kabul) söz konusu ise kontrat geçerli sayılabilir. Örtülü kabul, mülk sahibinin sözlü veya yazılı açık bir beyanı olmasa dahi, davranışlarıyla kiralama işlemini onayladığını gösterir.
Örtülü kabulün varlığından söz edebilmek için şu göstergeler dikkate alınır:
Bu gibi durumlarda, tapu sahibi sözleşmeyi bizzat imzalamamış olsa bile, kira bedelini tahsil ederek işleme onay vermiş sayılır. Dolayısıyla, sonradan “Ben imza atmadım, ev benim üzerime, kontrat geçersizdir” şeklinde bir iddiada bulunması hukuken korunmayabilir.
Örtülü kabulün oluşmadığı durumlarda ise riskler ortaya çıkar. Eğer mülk sahibi, kira kontratından haberdar değilse, kira bedeli kendisine ödenmiyorsa ve bu durumu kabul etmediğine dair somut argümanları varsa, sözleşme geçersiz sayılabilir.
Bu nedenle, tapu sahibi dışındaki bir kişinin (eş, akraba veya üçüncü şahıs) yaptığı kiralamalarda, mülk sahibinin rızasının olup olmadığının ispatı kritik önem taşır.
Gayrimenkul kiralarken güvenli bir süreç yürütmek adına kiracıların aşağıdaki hususlara dikkat etmesi gerekir:
Özetle; başkası adına kira kontratı düzenlenebilir ancak kiracının, muhatap olduğu kişinin yetkisinden ve mülk sahibinin rızasından emin olması, ileride yaşanabilecek hukuki ihtilafların önüne geçecektir.




