Gayrimenkul Okulu

Gayrimenkul Okulu

Ev Almalı mı Kirada mı Oturmalı? Zihni Sinir Bir Hesap!

Gelişmelerden haberdar olmak için kayıt olun!

İçeriği Paylaşın

Ev Almalı mı, Yoksa Kirada mı Oturmalı? 10 Yıllık Bir Karşılaştırma

Günümüzde birikimi olan pek çok kişinin aklındaki en temel soru şudur: “Ev mi almalıyım, yoksa kirada oturmaya devam edip paramı farklı yatırım araçlarında mı değerlendirmeliyim?” Bu sorunun cevabı, piyasa koşullarına ve gelecek beklentilerine göre değişse de, geçmiş veriler ışığında bir simülasyon yaparak mantıklı bir sonuca varmaya çalışabiliriz.

Bu yazımızda, tıpkı “Zihni Sinir” projeleri gibi detaylı ve farklı değişkenleri içeren bir hesaplama yapacağız. Geleceği net olarak bilmemiz mümkün olmadığı için, 2010-2020 yılları arasında gerçekleşen ekonomik verilerin, önümüzdeki 10 yıllık süreçte de benzer oranlarda gerçekleşeceği varsayımı üzerinden hareket edeceğiz.

Hesaplama Kriterleri ve Başlangıç Verileri

Karşılaştırmamızı adil yapabilmek için elimizde belirli bir nakit birikimi olduğunu ve piyasa şartlarının sabit bir örneğini ele alalım. Senaryomuzdaki veriler şöyledir:

  • Konut Fiyatı: 300.000 TL
  • Aylık Kira Bedeli: 1.500 TL
  • Eldeki Nakit Birikim (Peşinat + Masraflar): Yaklaşık 124.000 TL
  • Kredi Vadesi: 120 Ay (10 Yıl)

Bu veriler ışığında iki farklı kişinin 10 yıl sonundaki finansal durumunu inceleyelim.

1. Senaryo: Ev Satın Almayı Tercih Eden Yatırımcı

Bu kişi, kirada oturmak yerine elindeki birikimi kullanarak ev sahibi olmayı tercih ediyor. 300.000 TL değerindeki evi satın alırken yaptığı harcamalar ve ödeme planı şu şekildedir:

  • Peşinat: 100.000 TL
  • Tapu Masrafı: 12.000 TL
  • Emlak Komisyonu: 9.000 TL
  • Ekspertiz ve Dosya Masrafları: 3.000 TL
  • Toplam İlk Çıkış: 124.000 TL

Geriye kalan 200.000 TL için konut kredisi kullanan yatırımcımız, 10 yıl boyunca her ay 2.520 TL kredi taksiti ödüyor. Vade sonunda bankaya ödenen toplam tutar (anapara + faiz) 302.000 TL oluyor.

10 Yıl Sonunda Evin Değeri Ne Oldu?
2010-2020 yılları arasındaki gayrimenkul endeksine baktığımızda, değerlerin 100 endeksinden 261 endeksine çıktığını görüyoruz. Bu orana göre, 300.000 TL’lik gayrimenkulün 10 yıl sonraki değeri 783.000 TL‘ye ulaşmış oluyor.

Yatırımcının Kazancı:
Yatırımcı, evin nihai değerinden (783.000 TL), cebinden çıkan peşinatı ve bankaya ödediği toplam tutarı düştüğünde yaklaşık 357.000 TL‘lik bir kâr elde etmiş oluyor.

2. Senaryo: Kirada Oturup Yatırım Yapan Kişi

Diğer kişi ise ev satın almayıp kirada oturmaya devam ediyor. Ev alan kişinin peşinat ve masraf olarak harcadığı 124.000 TL‘yi ise dövizde (Dolar) değerlendiriyor.

Döviz Yatırımının Getirisi:
Geçmiş 10 yıllık verilere göre dolar endeksinin 100’den 410’a çıktığını baz alırsak; başlangıçtaki 124.000 TL’lik yatırım, 10 yılın sonunda 508.000 TL‘ye ulaşıyor.

Kira Gideri:
Bu kişi 10 yıl (120 ay) boyunca aylık 1.500 TL kira ödemeye devam ediyor. Toplamda cebinden çıkan kira bedeli 180.000 TL oluyor.

Aradaki Farkın Değerlendirilmesi (BES Yatırımı):
Ev alan kişi aylık 2.520 TL kredi ödüyorken, kiradaki kişi 1.500 TL ödüyordu. Aradaki 1.021 TL‘lik farkı bu kişi Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) yatırıyor. Her yıl ödemesini %5 artırarak 10 yıl boyunca birikim yapıyor.

  • Kendi yatırdığı ana para: 174.000 TL
  • Devlet katkısı ve fon getirileriyle toplam BES birikimi: 246.000 TL

Sonuç: Hangisi Daha Karlı Çıktı?

Her iki senaryoyu da 10 yılın sonunda masaya yatırdığımızda ortaya çıkan tablo şöyledir:

Ev Alan Kişinin Durumu:
Gayrimenkul değer artışından elde ettiği nihai kazanç yaklaşık 357.000 TL seviyesindedir.

Kirada Oturan Kişinin Durumu:
Dövizden gelen 508.000 TL ve BES’ten gelen 246.000 TL toplam varlığı oluşturuyor. Buradan ödediği kiraları (180.000 TL) ve BES’e yatırdığı ana parayı (174.000 TL) düştüğümüzde, elinde kalan net getiri yaklaşık 400.000 TL oluyor.

Genel Değerlendirme

Bu “Zihni Sinir” hesabına ve geçmiş 10 yıllık verilerin projeksiyonuna göre; kirada oturup, eldeki peşinatı dövizde değerlendirmek ve aradaki kredi-kira farkını düzenli bir yatırım aracına (BES gibi) yönlendirmek, kağıt üzerinde yaklaşık 43.000 TL daha karlı görünmektedir.

Ancak unutulmamalıdır ki bu hesaplama, geçmiş verilerin birebir gelecekte de tekrarlanacağı varsayımına dayanır. Gayrimenkulün sağladığı barınma güvencesi, psikolojik rahatlık ve kira artış oranlarındaki belirsizlikler, finansal hesapların ötesinde kişisel tercihleri de etkilemektedir. Yatırım kararlarınızı verirken kendi risk algınızı ve piyasa beklentilerinizi göz önünde bulundurmanız önemlidir.

İçeriği Paylaşın
Piyasa Raporları

Gayrimenkul Okulu olarak 2010-2020 verileriyle yaptığımız 10 yıllık simülasyona göre bu sorunun cevabı değişebilmektedir. Hesaplamalarımızda, ev almanın barınma güvencesi ve değer artışı sağladığı, ancak kirada oturup disiplinli yatırım yapmanın finansal olarak biraz daha yüksek getiri sunabildiği görülmüştür. Karar verirken sadece matematiksel verilere değil, güncel piyasa koşullarına ve kişisel risk algınıza göre hareket etmeniz önerilir.

Simülasyonumuzda 300.000 TL değerindeki bir ev için 124.000 TL peşinat ve masraf ödenip kredi kullanılmıştır. 10 yıl sonunda gayrimenkul değeri endeks artışıyla 783.000 TL'ye ulaşmıştır. Bankaya ödenen toplam faizler ve başlangıç masrafları düşüldüğünde, ev sahibinin net kazancı yaklaşık 357.000 TL olarak hesaplanmıştır. Bu senaryo, gayrimenkulün uzun vadede değer kazanan güvenli bir yatırım aracı olduğunu göstermektedir.

Ev peşinatını dövizde değerlendirip, kredi taksiti ile kira arasındaki farkı düzenli olarak Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) yatıran bir kiracının durumu incelenmiştir. 10 yılın sonunda döviz artışı ve BES getirileri toplamından, ödenen toplam kiralar düşüldüğünde net getiri yaklaşık 400.000 TL olmuştur. Bu sonuç, disiplinli bir yatırım stratejisi izlendiğinde kirada oturmanın da finansal açıdan karlı olabileceğini kanıtlar niteliktedir.

Geçmiş 10 yıllık ekonomik verilerle yapılan hesaplamada, kirada oturup parasını döviz ve BES gibi araçlarda değerlendirenlerin, ev alanlara göre kağıt üzerinde yaklaşık 43.000 TL daha karlı olduğu görülmüştür. Ancak bu matematiksel fark; kendi evine sahip olmanın verdiği güven, psikolojik rahatlık ve gelecekteki kira artış belirsizliğinden kurtulma avantajlarını kapsamaz. Yatırım kararı verilirken manevi faktörler de dikkate alınmalıdır.

İlgili Videolar

Gayrimenkul Okulu

Gayrimenkul Okulu

© 2026. Tüm hakları saklıdır. Tasarım ve Geliştirme: brain.work
Kredi Kartı