Gayrimenkul Okulu

Gayrimenkul Okulu

Emlak Rayiçlerinde Bedel Artışı ve Etkileri

Gelişmelerden haberdar olmak için kayıt olun!

İçeriği Paylaşın

Emlak Rayiç Değerleri: Vergi Artışları, İtiraz Süreçleri ve Uzman Görüşleri

Son dönemde gayrimenkul sahiplerinin gündemini meşgul eden en önemli konulardan biri, emlak vergisine esas olan arsa rayiç değerlerindeki fahiş artış iddialarıdır. Bu değerler, sadece yıllık emlak vergimizi değil, aynı zamanda tapu alım satım harçlarını ve değerli konut vergisini de doğrudan etkilemektedir. Peki, bu değerler nasıl belirleniyor, mevcut artışların arkasında ne yatıyor ve mülk sahipleri olarak haklarımız neler? Bu yazıda, konuyu tüm yönleriyle ele alarak uzman görüşleri ışığında bir yol haritası sunuyoruz.

Arsa Rayiç Değeri ve Emlak Vergisi Nasıl Hesaplanır?

Emlak vergisine konu olan değer, bir gayrimenkulün arsa ve bina değerlerinin toplamından oluşur. Süreç şu şekilde işler:

  1. Arsa Değerinin Tespiti: Belediyeler bünyesinde kurulan komisyonlar, her sokak için 4 yıl geçerli olacak şekilde metrekare birim fiyatları (rayiç değer) belirler. Mülkün tapudaki arsa payı ile bu birim fiyat çarpılarak arsanın vergiye esas değeri bulunur.
  2. Bina Değerinin Tespiti: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belirlenen ve her yıl güncellenen inşaat maliyet birim fiyatı, binanın metrekaresi ile çarpılır. Bu değere asansör, kalorifer gibi konfor unsurları eklenir ve binanın yaşına göre yıpranma payı (amortisman) düşülür.
  3. Toplam Değerin Oluşması: Arsa ve bina değeri toplanarak gayrimenkulün emlak vergisi matrahı oluşturulur. Bu matrah üzerinden, mülkün bulunduğu yerin büyükşehir olup olmamasına ve niteliğine (konut, iş yeri vb.) göre binde bir veya binde iki gibi oranlarda vergi hesaplanır.

Mevcut sistemde rayiç değerler 4 yılda bir belirlenir ve ara yıllarda yıllık yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırılır. Bugün konuştuğumuz yüksek artışlar, 2025 sonunda belirlenip 2026’dan itibaren 4 yıl boyunca geçerli olacak yeni değerlerdir.

Artışlar Vergileri Nasıl Eteleyecek?

Arsa rayiç değerindeki 10 katlık bir artışın, ödenecek emlak vergisini de 10 kat artıracağı yönünde yaygın bir yanılgı bulunmaktadır. Oysa emlak vergisi değeri, arsa ve bina maliyetinin toplamından oluşur. Bina maliyeti bu artıştan doğrudan etkilenmediği için toplam vergi artışı, arsa değerindeki artış oranının altında kalacaktır.

Örneğin, arsa değeri 150.000 TL, yapı değeri 640.000 TL olan bir konutun toplam değeri 790.000 TL’dir ve vergisi yaklaşık 1.600 TL olur. Arsa değerinin 10 kat artarak 1.500.000 TL’ye çıktığı senaryoda ise yapı değeri sabit kalır ve toplam değer 2.140.000 TL’ye yükselir. Bu durumda vergi yaklaşık 4.300 TL olur. Görüldüğü gibi arsa değerindeki 10 katlık artış, vergiyi yaklaşık 2.7 kat artırmıştır.

Bu artışların arkasındaki temel motivasyon, tapu işlemlerinde beyan edilen değerleri piyasa gerçekliğine yaklaştırarak devletin vergi gelirlerini artırmaktır. Ancak bu durum, Değerli Konut Vergisi gibi diğer yükümlülükleri de tetikleme potansiyeli taşımaktadır.

Hukuki Açıdan İtiraz Süreçleri: Avukat Murat Tezcan’ın Görüşleri

Yüksek belirlenen rayiç değerlere karşı hukuki yollar açıktır. Avukat Murat Tezcan, sürecin temel dinamiklerini şöyle özetliyor:

  • Dava Açma Süresi: Rayiç bedel komisyon kararlarına karşı Vergi Mahkemelerinde dava açılabilir. Eğer belediyeye bir itiraz dilekçesi verilmediyse, dava açmak için son tarih 31 Aralık 2025’tir. Ancak belediyeye başvurulduysa, ret cevabından veya 30 günlük zımni ret süresinden sonraki 30 gün içinde dava açılmalıdır.
  • Emsal Kararlar: Aynı sokak için açılan bir davanın kazanılması, o sokaktaki tüm mülk sahipleri için emsal teşkil eder ve lehlerine bir durum yaratır. Bu nedenle muhtarlıklar aracılığıyla organize hareket etmek faydalı olabilir.
  • Çözüm Önerileri: Hukuki mücadelenin yanı sıra, kanuni bir düzenleme de çözüm olabilir. 2017’de yapıldığı gibi, artış oranına %50 gibi bir üst sınır getirilmesi veya vergi oranlarının (emlak vergisi, tapu harcı vb.) düşürülmesi gibi modellerle vatandaşların üzerindeki yük hafifletilebilir.

Sektörün Bakışı ve Çözüm Önerileri: İSEB Başkanı Ulvi Özcan’ın Değerlendirmeleri

İstanbul Emlak Brokerları Kulübü (İSEB) Başkanı Ulvi Özcan, mevcut sistemin piyasa gerçeklerinden kopuk olduğunu ve adaletsizlik yarattığını vurguluyor. Özcan’a göre, aynı cadde üzerindeki bir yalının deniz gören cephesiyle arka cephesi arasında 10 kata varan değer farkları varken, tek bir rayiç değer belirlemek hakkaniyetli değildir.

Özcan’ın ve İSEB’in çözüm önerisi ise “beyan” sistemine dayanıyor:

  • Vatandaş Beyanı: Her mülk sahibi, kendi mülkünün piyasa değerini beyan etmelidir.
  • Devlet Denetimi: Devlet, yapay zeka ve veri analiziyle bu beyanları piyasa değerleriyle karşılaştırır. Düşük beyanda bulunduğu tespit edilen mülk sahibine, değerini güncellemesi veya bir değerleme raporuyla itiraz etmesi için bildirimde bulunur.
  • Vergi Oranlarının Düzenlenmesi: Gerçek değerlere geçişle birlikte vergi oranları düşürülerek sistemin adil ve sürdürülebilir olması sağlanmalıdır.

Bu modelin, Fransa’daki “ön alım hakkı” gibi uluslararası örnekleri de bulunmaktadır ve hem devletin vergi kaybını önlemeyi hem de mülk sahipleri için adil bir sistem kurmayı hedeflemektedir.

İçeriği Paylaşın
Piyasa Raporları

Arsa rayiç değeri, bir arsanın bulunduğu sokak için belediye komisyonları tarafından 4 yıllığına belirlenen metrekare birim fiyatıdır. Emlak vergisi, bu rayiç değer ile mülkün arsa payının çarpılmasıyla elde edilen arsa değeri ve binanın güncel inşaat maliyetlerinden oluşan yapı değerinin toplanmasıyla bulunur. Bu toplam değer (matrah) üzerinden, ilgili kanunda belirtilen oranlarda (büyükşehirlerde konutlar için binde 2 gibi) yıllık vergi hesaplanır. Dolayısıyla arsa rayiç değerindeki bir artış, doğrudan vergi matrahını yükselterek ödenecek emlak vergisi tutarını artırır. Ancak artış oranı birebir yansımaz, çünkü toplam değerin içinde yapı maliyeti de bulunmaktadır.

Evet, komisyonlarca belirlenen ve fahiş olduğunu düşündüğünüz arsa rayiç değerlerine karşı Vergi Mahkemesi'nde dava açma hakkınız bulunmaktadır. Avukat Murat Tezcan'ın belirttiği üzere, eğer belediyeye herhangi bir itiraz başvurusu yapmadıysanız, dava açmak için 31 Aralık 2025 tarihine kadar vaktiniz vardır. Ancak belediyeye dilekçe verip ret cevabı aldıysanız veya 30 gün içinde cevap alamadıysanız (zımni ret), bu tarihten itibaren 30 gün içinde davanızı açmanız gerekmektedir. Süreçte, aynı sokak için açılmış ve kazanılmış bir dava, diğer mülk sahipleri için de emsal teşkil edebilir.

Hayır, artış oranı birebir yansımaz. Emlak vergisi, arsa değeri ve yapı değerinin toplamından oluşur. Arsa rayiç değerinin 10 kat artması, sadece toplam vergi matrahının arsa bileşenini 10 kat artırır. Yapı değeri ise bu artıştan etkilenmez ve sabit kalır. Bu nedenle, toplam vergi tutarındaki artış, arsa değerindeki artış oranından daha düşük olacaktır. Videodaki örneğe göre, arsa değerinin 10 katına çıkması, ödenecek toplam emlak vergisini yaklaşık 2.7 katına çıkarmıştır. Bu hesaplama, paniğe kapılmadan önce mevcut durumu doğru analiz etmenin önemini göstermektedir.

Değerli Konut Vergisi, emlak vergisi değeri belirli bir limitin üzerinde olan konutlardan alınan ek bir vergidir. Bu limit her yıl güncellenir. Yeni arsa rayiç değerlerinin fahiş şekilde artması, birçok konutun emlak vergisi değerini bu limitin üzerine taşıyacaktır. Sonuç olarak, daha önce bu vergiye tabi olmayan çok sayıda mülk sahibi, Değerli Konut Vergisi mükellefi haline gelebilir. Özellikle büyükşehirlerdeki sıradan konutlar bile bu kapsama girme riskiyle karşı karşıyadır. Bu durum, mülk sahipleri için emlak vergisine ek olarak ciddi bir mali yük daha oluşturma potansiyeli taşımaktadır.

İlgili Videolar