
Bu ayki Gayrimenkul Okulu değerlendirmesinde, küresel piyasalardaki dalgalanmaların yurt dışı yatırımlarına etkisi ve risk dağıtımı vurgulanmaktadır. Yurt içinde tapu işlemlerinde avukat zorunluluğu, vergi beyan dönemi, kira artış oranları ve boş konut verileri gibi önemli gündem maddeleri ele alınmıştır. Şubat ayında konut satışları canlılığını korurken, konut fiyatlarının enflasyon karşısında reel olarak %9 değer kaybettiği görülmüştür. Yatırım araçları kıyaslamasında uzun vadede altın öne çıkarken, ticari gayrimenkulde İzmir reel fiyatta, Ankara ise kira artışında lider konumdadır.
Gayrimenkul Okulu olarak hazırladığımız bu aylık değerlendirme yazısında, gayrimenkul piyasasındaki güncel haberleri, konut ve ticari gayrimenkul satış verilerini, fiyat değişimlerini ve yatırım araçlarının performanslarını detaylı bir şekilde ele alıyoruz. Amacımız, sektörel verileri sade ve anlaşılır bir dille yorumlayarak yatırımcılara ve piyasa takipçilerine rehberlik etmektir.
Küresel piyasalarda yaşanan siyasi ve askeri gerilimler, gayrimenkul sektörünü doğrudan etkilemektedir. Özellikle Orta Doğu’daki gelişmelerin ardından, Türk yatırımcıların da radarında olan Dubai gayrimenkul piyasasında dalgalanmalar gözlemlenmiştir. Bölgedeki bazı gayrimenkul şirketlerinin hisselerinde %20 ile %30 arasında değer kayıpları yaşanmıştır.
Gayrimenkul, doğası gereği likiditesi düşük bir varlıktır. Risk algısının yükseldiği dönemlerde alıcıların azalması, gayrimenkullerin nakde çevrilmesini zorlaştırır. Ayrıca devam eden inşaat projelerinde süre uzaması veya enerji maliyetlerine bağlı fiyat artışları görülebilir. Bu durum, gayrimenkul yatırımlarında “sepet mantığının” önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Tüm yatırımları tek bir ülkeye yapmak yerine; Almanya, Avusturya veya İngiltere gibi getirisi nispeten düşük ancak risk primi çok daha az olan güvenli pazarlara yönelmek rasyonel bir tercih olabilir.
Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara göre, belirli bir değerin üzerindeki gayrimenkul satışlarında işlemlerin avukatlar aracılığıyla yapılmasına yönelik bir zorunluluk getirilmesi gündemdedir. Mevcut sistemde alıcı ve satıcılar aracıya ihtiyaç duymadan doğrudan tapu müdürlüklerinde işlem yapabilmektedir. Olası bir düzenleme, satış süreçlerinin işleyişini önemli ölçüde değiştirebilir.
Sermaye iradı elde edenlerin, kira gelirleri ile gayrimenkul alım-satımından doğan değer artış kazançlarını Mart ayı sonuna kadar beyan etmeleri gerekmektedir. Öte yandan, açıklanan son verilere göre inşaat maliyetlerinde geçen yıla oranla %25’lik bir artış yaşanmıştır. Bu artışın, genel ücret artışlarının altında kaldığı görülmektedir.
TÜFE verilerine göre, bu ay yenilenecek konut kira sözleşmelerinde uygulanabilecek azami artış oranı %33.3 olarak belirlenmiştir. Piyasayı yakından ilgilendiren bir diğer veri ise CK Elektrik’in hazırladığı pasif abonelik raporudur. Rapora göre, İstanbul’da Avrupa yakasındaki konutların %3.7’si boştur. Bu oran İstanbul geneline yayıldığında yaklaşık 250.000 adet boş konut bulunduğunu göstermektedir. Emlak platformlarındaki kiralık ilan sayısının ise 45.000 civarında olduğu saptanmıştır.
Hazırlık aşamasında olan yeni bir torba yasa kapsamında, devlet ormanı sınırlandırması altında kalan yaklaşık 80.000 taşınmazı ve 3 milyon vatandaşı ilgilendiren mülkiyet sorunlarına çözüm üretilmesi beklenmektedir.
Şubat ayına ilişkin güncel tapu verileri, piyasanın hareketliliği hakkında önemli ipuçları sunmaktadır:
Konut fiyatları nominal olarak yıllık %26 artış gösterse de, enflasyondan arındırılmış reel bazda %9 oranında değer kaybetmiştir. Fiyatları farklı enstrümanlarla karşılaştırdığımızda şu sonuçlar ortaya çıkmaktadır:
Farklı yatırım araçlarının 1, 5 ve 10 yıllık performansları incelendiğinde uzun vadede altının öne çıktığı görülmektedir:
Konut fiyatlarının kiralara bölünmesiyle elde edilen Türkiye geneli kira çarpanı 202 ay (yaklaşık 17 yıl) olarak ölçülmüştür. Reel kiraların konut fiyatlarına kıyasla daha hızlı arttığı, önümüzdeki süreçte piyasanın yeni bir denge noktası bulacağı öngörülmektedir.
Not: Konut kredilerindeki takipteki alacak oranı (NPL) binde 7 seviyesinde seyrederek kredi ödemelerinde genel bir istikrar olduğunu kanıtlamaktadır.
Şubat ayında 15.000 adet iş yeri el değiştirerek son 3 yılın ortalamasını yakalamıştır. Merkez Bankası verilerine göre ticari gayrimenkullerde 2015 yılı (100 endeks) baz alındığında reel fiyat ve kira değişimleri şehirlere göre farklılık göstermektedir:
Gayrimenkul Okulu olarak piyasadaki gelişmeleri veriler ışığında sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. Sektöre dair analiz edilmesini istediğiniz özel konuları ve yorumlarınızı bizlere iletebilirsiniz.



