
15 Eylül 2024’te başlayacak Elektronik İlan Denetleme Sistemi (EİDS), sahte ilanları önleyerek gayrimenkul piyasasına şeffaflık getirmeyi hedefliyor. Sistem, e-Devlet üzerinden mülk sahibi onayıyla çalışacak ve yetkisiz ilanları engelleyecek. Tek yetkililiği zorunlu kılmaması bir eksiklik olarak görülse de, sistemin en önemli etkilerinden biri de ilan fiyatlarını kayıt altına alarak tapuda düşük bedel gösterilmesinin önüne geçmesi ve vergi kayıplarını azaltması olacak. Bu düzenleme, sektöre olan güveni artırmayı amaçlıyor.
15 Eylül 2024 tarihinden itibaren Türkiye’de gayrimenkul ilanları için yeni bir dönem başlıyor. Elektronik İlan Denetleme Sistemi (EİDS) adı verilen bu yeni düzenleme, hem emlak danışmanları hem de mülkünü satmak veya kiralamak isteyen kullanıcılar için önemli değişiklikler getiriyor. Sistemin temel amacı, sektördeki sahte ilanların önüne geçerek daha şeffaf ve güvenilir bir piyasa oluşturmaktır.
Elektronik İlan Denetleme Sistemi (EİDS), Ticaret Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün ortak bir projesidir. Sistem, e-Devlet altyapısı üzerinden çalışacak ve bir ilanın yayınlanabilmesi için mülk sahibi ile ilanı giren taraf arasında dijital bir doğrulama mekanizması kuracaktır.
İşleyiş genel hatlarıyla şu şekilde olacaktır:
Sistemin 15 Eylül’de test yayınına başlaması ve yıl sonuna kadar bu sürecin devam etmesi, ardından kalıcı olarak devreye alınması planlanmaktadır.
Yeni düzenlemenin en büyük avantajı, sahte ve aldatıcı ilanları büyük ölçüde engelleyecek olmasıdır. Son kullanıcılar, ilanda gördükleri bir mülkün gerçekten var olduğundan ve yetkili kişiler tarafından pazarlandığından emin olabilecektir. Bu durum, piyasaya olan güveni artıracaktır.
Ancak sistemin mevcut kurgusunda bazı eksiklikler de bulunmaktadır. En önemli eksikliklerden biri, sistemin “tek yetkililiği” zorunlu kılmamasıdır. Bir mülk sahibi, aynı mülk için birden fazla emlak danışmanına veya emlak firmasına e-Devlet üzerinden yetki verebilecektir. Bu durum, “bir mülk, onlarca ilan” sorununu çözmeyecek ve ilan portallarındaki kirliliğin devam etmesine neden olabilecektir.
Mevcut durumda, mülk sahibinin e-Devlet’e girerek emlak danışmanını yetkilendirmesi beklenmektedir. Sektör profesyonelleri ise bu iş akışının pratik olmadığını savunmaktadır. Çünkü mülk sahipleri bu tür dijital işlemlere yatkın olmayabilir veya süreci zahmetli bulabilir.
Önerilen model ise sürecin emlak danışmanı tarafından başlatılmasıdır. Buna göre emlak danışmanı, mülk sahibi ile imzaladığı fiziki sözleşmeyi (başlangıç ve bitiş tarihi belli olan) tarayarak dijital ortamda mülk sahibinin e-Devlet onayına sunmalıdır. Bu yöntemin, süreci daha hızlı ve profesyonel bir hale getireceği düşünülmektedir.
Yeni sistemle birlikte bir başkasının mülkü (örneğin bir akrabanın evi) için izinsiz ilan vermek mümkün olmayacaktır; ilanın yayınlanabilmesi için mutlaka mülk sahibinin onayı gerekecektir. Tüm ilanların onaylı olma zorunluluğu, piyasada genel bir düzen sağlayacaktır.
Sistemin başarısı için denetim ve caydırıcılık kritik bir rol oynamaktadır. Kural ihlali yapanlara verilen cezaların kamuoyuna açık ve şeffaf bir şekilde duyurulması gerekmektedir. Hangi eyleme ne kadar ceza verildiğinin bilinmesi, benzer ihlallerin önüne geçilmesi açısından caydırıcı bir etki yaratacaktır.
EİDS’in dolaylı ancak önemli bir etkisi de gayrimenkul satışlarında beyan edilen değerler üzerinde olacaktır. Sistem, bir mülkün hangi fiyattan ilana çıktığını resmi olarak kayıt altına alacaktır. Örneğin, 10 milyon TL bedelle ilana çıkması için yetki verilen bir gayrimenkulün satışı, tapuda daha düşük bir bedelle (örneğin 5 milyon TL) gösterildiğinde, bu durum mali otoriteler tarafından kolayca tespit edilebilir hale gelecektir.
Bu dijital iz, vergi kaçırma girişimlerini zorlaştıracaktır. Bu nedenle mülk sahiplerinin ve alıcıların, gelecekte sorun yaşamamak adına tapu işlemlerini gerçek satış bedeli üzerinden yapmaları her zamankinden daha önemli hale gelmektedir.



