
İstanbul’un önemli semtlerinden Merter, Gazi Ahmet Merter’in 5.500 dönümlük Haznedar Çiftliği’nden modern bir ticaret ve yaşam merkezine dönüşmüştür. 1960’larda ‘Yarının modern mahallesi’ sloganıyla başlayan yapılaşma, Londra Asfaltı’nın etkisiyle hız kazanmıştır. Simitaş Blokları ile başlayan konut yerleşimi, zamanla Keresteciler Sitesi ve tekstil sektörünün merkezi olmasıyla ticari bir kimlik de kazanmıştır. Merter’in hikayesi, doğru stratejilerle bir semtin tarımdan şehir yaşamına evrilişinin somut örneğidir.
Gayrimenkul sektörünün geçmişine bakmak, bugünkü şehirleşme dinamiklerini anlamak adına her zaman öğretici bir deneyim sunar. 1960’lı yıllara ait bir gayrimenkul ilanında Merter şu sözlerle tanıtılıyordu: “Yarının modern mahallesi, Merter Sitesi. Londra Asfaltına 1 kilometre cephe… Her tip inşaata müsait her ebat ve fiyatta arsa. Hazır imar durumu, bol vasıta, turistik tesislere yakınlık.”
Bugün İstanbul’un en hareketli ticaret ve yaşam merkezlerinden biri olan Merter’in, geniş bir çiftlik arazisinden modern bir semte dönüşüm hikayesi, gayrimenkul geliştirme süreçleri açısından oldukça dikkat çekicidir.
Merter’in oluşumunda ve gelişiminde en büyük rolü oynayan isim Gazi Ahmet Merter‘dir. Kurtuluş Savaşı kahramanı, iş insanı ve Trakya Paşaeli Cemiyeti Merkezi Üyesi olan Gazi Ahmet Merter’in ailesi, Osmanlı döneminde sarayda hazinedarlık görevi üstlenmiştir. Bu görevlerine karşılık, padişah tarafından bugün Bahçelievler’i de içine alan geniş bir bölge aileye tımar olarak verilmiştir.
Yaklaşık 5.500 dönümlük bu arazi, ailenin hazinedarlık görevinden dolayı “Haznedar” olarak anılmaya başlanmış ve burada Haznedar Çiftliği kurulmuştur. Uzun yıllar tarım ve hayvancılık yapılan bu çiftlikte üretilen süt ürünleri ve özellikle Haznedar Çiftliği Yoğurtları, dönemin İstanbul’unda oldukça meşhur olmuştur.
İstanbul’un büyümesi, motorlu taşıt sayısının artması ve şehrin batıya doğru genişlemesi, Haznedar Çiftliği’nin kaderini değiştirmiştir. Londra Asfaltı (E-5) üzerindeki trafik akışının artmasıyla birlikte, yolun her iki tarafına ticari istasyonlar kurulması ihtiyacı doğmuştur. Bu dönemde inşa edilen yapılar, bugün Ömür Plaza olarak bilinen, dönemin meşhur Ömür Lokantası civarında şekillenmiştir.
Zamanla tarım arazilerinin imara açılmasıyla birlikte Gazi Ahmet Merter, bugünkü modern gayrimenkul projelerine benzer bir vizyonla bölgeyi geliştirmeye başlamıştır. “Yarının modern mahallesi Merter Sitesi” sloganıyla yürütülen tanıtım kampanyaları, bölgenin konut alanına dönüşümünü hızlandırmıştır.
1950’li yıllarda başlayan planlama süreci, 1960 yılında Simitaş Blokları‘nın inşasıyla somutlaşmış ve bölgeye ilk yerleşimler başlamıştır. Konut yerleşimini takip eden süreçte bölgenin ticari kimliği de değişime uğramıştır:
Bir zamanlar mandıraların bulunduğu ve tarım yapılan bu geniş araziler, doğru zamanlama ve gayrimenkul geliştirme stratejileriyle önce sanayi ve ticaret alanlarına, ardından da yoğun bir konut bölgesine dönüşmüştür. Merter’in hikayesi, bir semtin ortaya çıkış sürecini ve şehirlerin canlı organizmalar gibi nasıl evrildiğini gösteren önemli bir örnektir.




