
Akaryakıt istasyonu yatırımları, kârlı ancak detaylı analiz gerektiren ticari bir alandır. Yatırımın değeri; istasyonun imar planına işlenmiş olması, okul gibi yapılara yasal mesafesi ve TSE standartlarına uygunluğu gibi kritik faktörlere bağlıdır. Değerlemede konum ve amortisman payı da önemlidir. Satın alımda, riskli ruhsat devri yerine şirket devri genellikle daha avantajlıdır. Yatırımcıların, gelecekteki satışı kolaylaştırmak için bu işe özel, şeffaf bir şirket kurması stratejik önem taşır.
Akaryakıt istasyonu yatırımları, gayrimenkul sektörünün kendine özgü dinamiklere sahip, kârlı ancak dikkat gerektiren alanlarından biridir. Bu alanda yatırım yapmayı düşünenlerin veya değerleme hizmeti sunan profesyonellerin, sürecin her aşamasında belirli kritik noktaları göz önünde bulundurması gerekir. Değerlemenin doğru yapılması, mülkün imar durumu ve devir süreçlerinin doğru yönetilmesi, yatırımın başarısı için hayati önem taşır.
Bir akaryakıt istasyonunun değerini belirlerken arsa değeri ve satış potansiyeli gibi temel unsurların yanı sıra, teknik ve yasal uygunluklar da büyük rol oynar. Değerleme sürecinde problem yaşamamak için aşağıdaki adımlar titizlikle incelenmelidir.
Değerlemenin ilk adımı, istasyonun bulunduğu arazinin imar durumunu kontrol etmektir. Özellikle istasyonun imar planlarına “lejant” olarak işlenip işlenmediği teyit edilmelidir. Geçmişte inşa edilmiş bazı istasyonlarda bu işleme rastlanmayabilir ve bu durum, gelecekteki devir işlemlerinde ciddi sorunlara yol açabilir. İmar durum belgesi mutlaka resmi kanallardan temin edilmelidir.
İstasyonun lejantı işli olsa dahi, çevresindeki yapılaşma dikkatle incelenmelidir. Akaryakıt istasyonlarının okul, hastane, ibadethane gibi kamuya açık alanlara belirli bir mesafede olması yasal bir zorunluluktur. Genel olarak 50 metrelik çap içerisinde bu tür yapıların bulunmaması gerekir. Mevcut bir istasyonun yakınına sonradan bir hastane veya okul inşa edilmesi, ruhsat devri sırasında istasyonun faaliyetine son verilmesine neden olabilir. Bu nedenle çevresel imar planları da analiz edilmelidir.
Kurulu bir istasyonun vaziyet planı incelenerek çekme mesafeleri ve yapıların yerleşimi kontrol edilmelidir. İstasyonların, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından belirlenen standartlara uygun olması şarttır. Bu standartlar şunlardır:
Bu standartlara uygunluk, istasyonun hem yasal olarak faaliyet göstermesi hem de değerinin doğru belirlenmesi için kritiktir.
Akaryakıt istasyonlarının kurulum maliyeti yaklaşık 750.000 dolar seviyelerinden başlasa da bu rakam sabit değildir. Kullanılan malzemenin kalitesine göre maliyet 600.000 dolara düşebileceği gibi 900.000 dolara da çıkabilir. Yatırımın toplam değerini etkileyen diğer önemli faktörler ise şunlardır:
Akaryakıt istasyonu satın alırken iki temel yöntem bulunur: Gayri Sıhhi Müessese (GSM) ruhsatının devri veya istasyonun sahibi olan şirketin hisselerinin devralınması.
Bu yöntemde, istasyonun işletme ruhsatı yeni alıcıya devredilir. Ancak bu süreç, adeta sıfırdan bir istasyon kuruluyormuş gibi işler. İlgili belediye ve kurumlar, tüm yasal ve teknik şartların güncel mevzuata uygunluğunu yeniden denetler. Bu denetim sırasında, istasyonun ilk kurulduğu tarihte sorun olmayan ancak sonradan değişen bir durum (örneğin yakınına okul yapılması) devrin engellenmesine yol açabilir. Bu nedenle oldukça riskli ve meşakkatli bir yöntemdir.
Şirket devri, istasyonu işleten mevcut şirketin hisselerinin satın alınması yoluyla gerçekleşir. Bu yöntem, ruhsat prosedürlerinin yeniden başlatılmasını gerektirmediği için genellikle daha kolay ve hızlıdır. Ancak bu yöntemde de alıcının, devralınacak şirketin mali yapısını, borçlarını ve geçmiş yükümlülüklerini dikkatle incelemesi gerekir. Genellikle yeri çok değerli olan ve satan şirketin mali yapısı temiz olan durumlarda tercih edilir.
Akaryakıt istasyonu yatırımının uzun vadede sorunsuz ve kârlı olması için başlangıçta doğru bir yapı kurulmalıdır.
Bu yaklaşımlar, hem yatırımın verimli bir şekilde yönetilmesini sağlar hem de gelecekteki bir satış sürecini önemli ölçüde kolaylaştırır.



