
Ziraat Bankası’nın konut kredisi faiz oranlarını 10 yıl vade için %2,79’a düşürmesi, alıcılar için önemli bir avantaj sunuyor. Bu indirim, 1 milyon TL’lik bir kredide aylık taksitleri yaklaşık 2.756 TL azaltarak ödeme kolaylığı sağlıyor. Ancak, bankaların kredi verme politikaları ve mülkiyet durumuna bağlı kısıtlamalar, faiz indiriminin konut fiyatlarında ani ve büyük bir artışa yol açmasını engelliyor. Alıcıların borçlanma kapasitesindeki sınırlı artış, satıcıların orantısız fiyat taleplerinin piyasada karşılık bulmasının önüne geçiyor.
Ziraat Bankası’nın konut kredisi faiz oranlarında indirime gittiği haberi, gayrimenkul piyasasında önemli bir merak konusu haline geldi. Bu indirimin konut fiyatlarına ve kredi kullanım alışkanlıklarına olası etkilerini sizler için analiz ettik.
Ziraat Bankası tarafından yapılan açıklamaya göre, konut kredisi faiz indirimi iki farklı vade seçeneği için geçerli olacak:
Bu indirim öncesinde bankanın uyguladığı oranın %3,09 seviyelerinde olduğu düşünüldüğünde, yapılan düzenlemenin dikkate değer olduğu görülmektedir. Piyasadaki diğer bankaların faiz oranları genel olarak %3,03 – %3,04 aralığında seyrederken, Ziraat Bankası bu hamlesiyle rekabetçi bir konuma gelmiştir.
İndirimin alıcıların bütçesine nasıl yansıdığını somut bir örnekle inceleyelim. 1.000.000 TL tutarında ve 120 ay vadeli bir konut kredisi kullanıldığını varsayalım:
Bu durum, aylık taksit ödemelerinde yaklaşık 2.756 TL’lik bir düşüş anlamına gelmektedir. Başka bir deyişle, kampanya sonrası ödeme planı, kampanya öncesine göre yaklaşık %9 oranında bir avantaj sağlamaktadır.
Vade süresini 5 yıla indirmeyi tercih edenler için ise aylık taksitler yükselirken, toplam geri ödeme süresi yarıya inmektedir. Bu seçenek, aylık ödeme gücü daha yüksek olan alıcılar için değerlendirilebilir.
Faiz indirimi haberinin ardından bazı ilan sitelerinde konut fiyatlarında ani artışlar gözlemlendiği rapor edilmiştir. Örneğin, 7.250.000 TL olan bir konutun fiyatının 9.000.000 TL’ye çıkarıldığı görülmüştür. Ancak bu tür münferit artışların piyasa genelini yansıtıp yansıtmadığını anlamak için daha kapsamlı bir analiz gerekmektedir.
Günümüzde konut kredisi kullanımı geçmiş yıllara göre daha zorlu koşullara tabidir. Bu durum, faiz indiriminin fiyatlara doğrudan ve ani bir şekilde yansımasını engelleyen en önemli faktörlerden biridir. Kredi kullanımını kısıtlayan başlıca nedenler şunlardır:
Bu kısıtlamalar, faiz indirimi olsa dahi alıcıların borçlanma kapasitesini sınırladığı için, satıcıların talep edeceği yüksek fiyatların finanse edilmesini zorlaştırmaktadır.
Aylık ödemelerdeki %9’luk avantaj, alıcının borçlanma kapasitesine de aynı oranda yansır. Yani, bir alıcı daha önce 1.000.000 TL kredi kullanabiliyorken, şimdi yaklaşık 1.090.000 TL kredi kullanabilir hale gelmektedir. 10 milyon TL’lik bir konut için 2 milyon TL kredi kullanabilen bir alıcının alım gücündeki artış, yaklaşık 180.000 TL olacaktır.
Ayrıca, Türkiye’deki ortalama konut kredisi kullanım miktarının 900.000 TL civarında olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu indirimin etkisiyle ortalama bir alıcının yaklaşık 1.000.000 TL kredi kullanabilecek seviyeye gelmesi beklenir. Bu nedenle, bir mülk sahibinin bu indirimi gerekçe göstererek konut fiyatını orantısız bir şekilde artırması, piyasada karşılık bulmayacaktır.
Ziraat Bankası’nın faiz indirimi, konut alıcıları için aylık ödemelerde anlamlı bir rahatlama sağlasa da mevcut kredi kullanım kısıtlamaları nedeniyle piyasada ani ve büyük bir fiyat artışını tetiklemesi beklenmemektedir. Alıcıların borçlanma kapasitesindeki sınırlı artış, satıcıların fahiş fiyat taleplerinin karşılık bulmasını engelleyecektir. Bu süreçte hem alıcıların hem de satıcıların piyasa gerçeklerini göz önünde bulundurarak hareket etmesi önemlidir.



