
2024 gayrimenkul piyasası, konut satışlarında artış ve konut dışı satışlarda düşüşle geçti. Fiyatlar reel olarak gerilerken, kiralar yükseldi. 2025 beklentileri ise ikiye ayrılıyor: Bazı uzmanlar faiz indirimleriyle yılın ikinci yarısında canlanma beklerken, diğerleri alım gücü zayıflığına dikkat çekiyor. Konut yatırımının uzun vadeli düşünülmesi gereken bu dönemde, arsa ve tarla yatırımları da cazip bir alternatif olarak öne çıkıyor. Piyasada fırsatlar ve riskler bir arada değerlendirilmeli.
2024 yılını geride bırakırken, gayrimenkul piyasasının genel bir değerlendirmesini yapmak ve 2025 yılına dair beklentileri ele almak önem kazanıyor. Bu yazıda, 2024 yılının verilerini özetleyecek ve sektör uzmanlarının 2025 yılına ilişkin öngörülerini paylaşacağız.
2024 yılı, gayrimenkul satış adetleri açısından 2023 ile benzer bir tablo çizerken, konut ve konut dışı satışlarda farklı dinamikler gözlemlendi. Yılın genel verileri, piyasanın durumunu anlamak için önemli ipuçları sunuyor.
2025 yılında konut satışlarının devam edeceği ancak piyasadaki asıl hareketlenmenin 2026 yılında başlayacağı öngörülmektedir. Konut fiyatlarındaki reel gerilemenin bir süre daha devam etmesi beklenmektedir. Enflasyondaki düşüş eğilimi ve piyasa talebiyle birlikte bu gerilemenin belirli bir süre sonra sona ereceği tahmin edilmektedir.
Yatırım amaçlı konut alımı için 2025 yılı uygun bir dönem olarak değerlendirilebilir. Ancak reel fiyat gerilemesi göz önünde bulundurulduğunda, konut yatırımının daha uzun vadeli bir perspektifle yapılması gerekmektedir. 2026’da konut piyasasının canlanacağı beklentisiyle, 2025 yılında arsa yatırımı yapmak cazip bir seçenek olabilir. Konut yatırımlarının artacağı bir dönemde inşaat projelerinin de artacağı düşünüldüğünde arsa yatırımı mantıklı bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.
Farklı uzmanların 2025 yılına dair beklentileri ve öngörüleri şu başlıklar altında toplanabilir:
Uzmanlar arasında 2025 yılına dair farklı görüşler bulunmaktadır. Bir grup uzman, özellikle yılın ikinci yarısında faiz indirimlerinin başlamasıyla piyasada bir canlanma beklemektedir. Bu beklentiye göre, faiz indirimleriyle birlikte mevduattaki paranın bir kısmının gayrimenkule yöneleceği ve bunun da bir talep yaratacağı düşünülmektedir. Sınırlı arz ve artan taleple birlikte konut fiyatlarındaki reel gerilemenin yavaşlayacağı, hatta fiyatların enflasyon üzerinde bir artış gösterebileceği öngörülmektedir.
Diğer bir grup uzman ise daha temkinli bir yaklaşım sergilemektedir. Maaşlı çalışanların alım gücünün düşüklüğüne dikkat çeken bu uzmanlar, kredi faizlerinde ciddi bir düşüş olmadan piyasada büyük bir hareketlilik beklememektedir. Bu görüşe göre, sıkı para politikası ve yüksek enflasyonun devam etmesi, konut fiyatlarını baskılamaya devam edecek ve reel gerileme sürecektir.
Konutun Türk halkı için her zaman önemli bir yatırım aracı olduğu konusunda genel bir fikir birliği mevcuttur. Uzmanların bir kısmı, 2025 yılını yatırım için uygun bir yıl olarak görmektedir. Kısalan kira geri dönüş süreleri (amortisman) ve reel olarak gerileyen fiyatlar, bu dönemde alım yapmayı cazip kılmaktadır. Özellikle yılın ilk çeyreğinde hala fırsatlar bulunabileceği belirtilmektedir.
Buna karşın, bazı uzmanlar yatırımcıları hızlı kar beklentisine girmemeleri konusunda uyarmaktadır. 2020’deki gibi kısa sürede yüksek kazançlar elde etme döneminin geride kaldığı ve konut yatırımının artık uzun vadeli düşünülmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Hatta bir uzmana göre, konut önümüzdeki 4-5 yıl boyunca bir yatırım aracı olmaktan çıkacaktır.
Arsa ve tarla yatırımları, uzmanlar tarafından genellikle uzun vadede kazandıran bir seçenek olarak görülmektedir. 2025 yılında arsa yatırımını cazip bulan uzmanlar, gelecekteki konut projeleri için arsa talebinin artacağını düşünmektedir.
Ancak bu alandaki risklere de dikkat çekilmektedir. Yatırımcıların hisseli satışlardan kaçınması, imar geçeceği söylentileriyle hareket etmemesi ve spekülasyondan uzak durması gerektiği belirtilmektedir. Özellikle son dönemde yaşanan likidite (hızlı nakde dönememe) sorunları nedeniyle arsa piyasasında bir yavaşlama olabileceği de ifade edilmektedir. Uzmanlar, arsa ve tarla yatırımı yaparken mutlaka iyi bir araştırma yapılması ve profesyonel destek alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
Uzmanlar, genel ekonomik koşulların yanı sıra bazı özel durumların da piyasayı etkileyebileceğini belirtmektedir. Suriye’den olası geri dönüşlerin piyasaya etkisinin daha çok bölgesel olacağı, özellikle Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı sınır illerinde ve bazı bölgelerde kiralık piyasasında geçici bir rahatlamaya neden olabileceği, ancak genel piyasa üzerinde büyük bir etki yaratmasının beklenmediği ifade edilmektedir.




